Emperyalist fermanlara baş eğmeyiz

Amerikan yönetimi Türkiye’ye yönelik sistemli saldırganlığını sürdürüyor. Bu kez “Rahip Brunson’a yönelik insan hakları ihlali” bahanesini kullanan ABD, adalet ve içişleri bakanları hakkında yaptırım kararı aldığını açıkladı.
İnanıyoruz ki, Türkiye halkı, gericiliğin, vurgunculuğun, terörün ve darbelerin kaynağı olan Amerikan emperyalizmine 1946’dan beri içinde debelendiğimiz Amerikan çağının sona erdiğini somut uygulamalarla gösterecektir.

IŞİD ve PKK de bozguna uğrayacak

Esas olarak kendi siyasal deneyimleriyle bilinçlenen, hayattan öğrenen kitleler IŞİD’in ve PKK’nin de tıpkı FETÖ gibi emperyalizmin kör aleti olduğunu, bu örgütler eliyle düzenlenen katliamların Amerikan-NATO güdümlü kontrgerilla saldırıları olduğunu kavrıyor. Bencil çıkar hesaplarıyla bu örgütlerle açık açık koalisyon kuranları, uzun süre kader birliği yapanları sorgulayacakları günler de uzak değil.

Darbe girişimi

15 Temmuz 2016 gecesi ordu içinden bir grubun başlattığı Amerikancı-NATO’cu kaos darbesi girişimi sürüyor. Yönetime el koyduğunu açıklayan Yurtta Sulh Konseyi’nin Fethullahçı eğilimde olduğu anlaşılıyor.
Vatan, cumhuriyet, emek tehlikededir. Elbirliğiyle koruyacağız.

Atatürk Havalimanı’nda katliam

Dinci çete eliyle düzenlenen Amerikan-NATO güdümlü bu kontrgerilla katliamı Türkiye’nin 24 Kasım 2015’te Rusya uçağını düşürerek attığı intihar adımından nihayet geri dönmeye karar verdiği günlerde yapıldı.
Biz kontrgerilla katliamlarına baş eğmeyiz. Vatan, cumhuriyet, emek hedefinde birleşerek emperyalizmin ve uzantılarının kanlı oyununu bozacağız.

Katliamların amacı

IŞİD'in ve PKK'nin art arda gerçekleştirdiği katliamların amacı, Türkiye halkını yıldırmak, her etnik ve mezhepsel topluluktan halkın birlikte yaşama iradesini kırmak, Türkiye'yi ve bölgeyi birbiriyle savaşan bölgelere, kantonlara, ceplere ayırmak, böylece emperyalizmin ve gericiliğin sömürü ve zulmünü ayakta tutmaktır.
Biz hayatız. Militarist, intikamcı, dogmatik ölümcülerin katliamlarından yılmayız.

AKP'nin akılsızca kurnazlığı

PKK 17 Şubat 2016 saldırısına sahip çıkarken, AKP hükümeti, katliamı PKK'nin yanı sıra bir bütün olduklarını iddia ettiği PYD/YPG, Suriye ve Rusya'ya bağladı. Amerika ve Avrupa'yı PYD/YPG'den uzaklaştırıp kendi yanına çekmeye; Suriye'ye karşı çöken akıldışı savaş politikasına can havliyle destek sağlamaya; ABD, AB ve NATO'yu Suriye ve Rusya'ya karşı tam boy çatışma çizgisine getirmeye çalıştı.
Boşuna! AKP'nin emperyalist müttefikleri AKP'ye kulak asmadılar. Kendi bildiklerini okumaya devam ettiler.

Çek elini Suriye'den

AKP, Suriye ve İran'a karşı Alevi ve Şii düşmanlığını, Rusya'ya karşı Sovyet ve Rus düşmanlığını birbiriyle harmanlayan, PYD/YPG'yi Suriye ve Rusya'nın piyonu olarak gösteren ve Kürt düşmanlığını yayan bir beyin yıkama kampanyasıyla içeride şovenizmi körüklüyor; uluslararası alanda ise Amerika, Avrupa ve NATO'yu Suriye hükümetine ve Rusya'ya karşı açık savaşa itmeye çalışıyor. AKP Amerika'ya sızlanıyor, PYD'yi değil, kendisini tercih etmesi için ona çağrılar yapıyor. Gerekirse, Suudi Arabistan'la birlikte Türkiye'nin Suriye'ye karşı kara harekâtına girişebileceği blöfünü öne sürüyor.