Zorbalığın gülünçlüğü

Kanunsuzluk zinciri bugün (8 Eylül 2025) kayyum heyetinin binlerce polisin eşliğinde CHP İstanbul İl Merkezine zorla girmesiyle devam etti. Kayyum heyetini içeri sokmak için, önce, CHP’ye desteğe gelen kitle bina çevresinden “süpürüldü.” Ardından, parti üyeleri, parti görevlileri, milletvekilleri, hepsi sivil yüzlerce yurttaş gazlanarak ve tartaklanarak bina dışına çıkarıldı.

İşgal ne zamana kadar

Fabrikalara, işyerlerine, semtlere, işçilerin emekçilerin bulunduğu her yere gideceğiz. Anlatmaya devam, aydınlatmaya devam, örgütlenmeye devam. Sömürücü zorbalar işçileri, emekçileri, halkı örgütsüz bırakmak için her yola başvuruyor, her hileyi deniyor. Örgütlü halk yenilmez. Bu işgal kırılacak.

Polisi sokaktan çek, şiddete son ver

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ülkeyi saran halk ayaklanmasına ilişkin olarak şöyle dedi: “Ve şunu da açıklıkla söylemek istiyorum ki, iyi niyetli olarak verilen mesajların hepsi alınmıştır. Bunların muhakkak ki günü geldiğinde gereği de yapılacaktır.”
“Mesajı almak”, her şeyden önce polisi sokaktan çekmek, gösteri özgürlüğüne saygı göstermek, halkın iradesine uymaktır.

Her yer Maraş, her yer direniş

Dün (23 Aralık 2012) Maraş Katliamı’nın 34. yıldönümü dolayısıyla Türkiye’nin dört bir tarafından insanlar Maraş’a katliamı protesto etmek için yola çıktı. Sabahın erken saatlerinde Maraş’a gitmek isteyen insanları, katliamı meşrulaştırmak istercesine devletin bütün kolluk kuvvetleri (kulluk desek yeridir, polisi, ordusu) baskılarla, zorbalıklarla Maraş’a ulaşmayı geciktirmeye çalıştılar. Mersin’de de aynı uygulamalarla karşılaşıldı. Saatlerce süren keyfi kimlik kontrollerinden sonra tekrar yola çıkan Mersin otobüsleri Maraş’ın Narlı ilçesine hareket etti.