AKP ülkeyi felakete sürüklüyor

İç ve dış politikada bugüne kadar el attığı her konuyu eline yüzüne bulaştıran AKP, ülkeyi çok daha ağır bir felaketin göbeğine sürüklüyor. Emperyalist blokun “kimyasal silah” bahanesiyle Suriye'ye karşı savaş naraları atmasını sevinçle karşılayan AKP, BM Güvenlik Konseyi kararı olmadan da bu savaşa katılmaya hazır olduğunu açıkladı. Yani, AKP, uluslararası hukuku göz göre göre çiğneyerek emperyalist ve siyonist haydutların savaş suçuna ortak olacağını ilan etti.

Suriye kazanacak

ABD, İngiltere ve Fransa, yanlarına İsrail, Arabistan, Katar ve Türkiye yönetimlerini alarak Suriye'ye karşı yeni bir emperyalist saldırıya hazırlanıyor. Bu kez saldırının bahanesi, Suriye ordusunun 21 Ağustos'ta Şam yakınlarında kimyasal silah kullandığı iddiası.

AKP'nin lise kayıt tuzağını bozalım

AKP, gericilik, vurgunculuk ve savaş rejimine kolayca biat edecek “dindar ve kindar nesiller” yaratma çabasıyla, eğitim sistemini daha da çökertecek adımlar atıyor.

Genel liseleri bir oldubittiyle kapatan AKP, yoksul emekçi çocuklarına tuzak kurdu. İlköğretimi bitirip Seviye Belirleme Sınavı SBS'de yeterince başarılı olamadıkları gerekçesiyle 657 bin öğenciyi eledi. Bu öğrencileri, zorla imam hatip liselerine, meslek okullarına veya açık liseye kaydolmaya zorluyor. Onların kendi seçimlerine uygun bir lisede okuma hakkını ellerinden alıyor.

İşgal ordusu

AKP, Ali İsmail Korkmaz'ın baltacılar tarafından vahşice dövülerek öldürülmesini protesto eden Antakya halkına üç gündür İsrail tarzı zulüm uyguluyor. Binlerce insanı yıldırmak ve direnişten vazgeçirmek için tomalarla, akreplerle, gaz bombalarıyla, zehirli suyla, plastik mermilerle saldıran AKP muhafız birlikleri artık öldürmek kastıyla tek tek direnişçileri hedef alıyor. Evlere gaz ve zehirli suyla saldırarak sadece sokaklardaki protestoculara değil, ayrımsız bütün halka terör yapıyor.

Hukuk düşmanı AKP

Taksim Dayanışması'nı “suç örgütü” olarak göstermek isteyen AKP amacına ulaşamadı. 8 Temmuz 2013 akşamı Taksim'de gözaltına alınan direnişçilerden 38'i 11 Temmuz'da savcılık sorgusundan sonra serbest bırakılırken, 12'si tutuklanmak üzere mahkemeye sevkedildi.

Zulmün artsın

Padişahlık döneminde sömürü ve baskıdan illallah eden halk, törenlerde “Zulmün artsın” diye bağırırmış. Padişah vezirine “Bana niçin 'Zulmün artsın' diye bağırıyorlar, yaptıklarım yeterince etkili değil mi yoksa?” diye sormuş. “O ne söz Sultanım” demiş vezir, “Yaptıklarınız tabii ki çok etkili. O kadar etkili ki, halk artık isyan edecek dereceye gelmiş. Zaten sözün devamı var. Onlar aslında, 'Zulmün artsın ki tez yıkılasın' diyorlar.”

AKP'nin büyük halk korkusu

AKP 15 Haziran'dan beri işgal altında tuttuğu ve zorbalıkla halktan arındırdığı Gezi Parkı'nı 23 gün sonra, bugün (8 Temmuz) öğleden sonra açtı.

Bütün televizyon kameralarını önünde gören İstanbul'un Mutlu valisi, parkın güzelliği üzerine uzun bir nutuk attı. “Yurttaşlar burada güzel güzel dinlensin, eğlensin, çiçekleri sevsin koklasın” dedi. Direnişçileri tehdit etmeyi ise ihmal etmedi. “Burası miting alanı değildir, gösteri yeri, protesto yeri değildir. Eylemlere izin vermeyiz. Gösteri yapan olursa yine dağıtırız” dedi.

AKP halka saldırmadan duramıyor

AKP'nin gericilik, vurgunculuk ve savaş rejimine karşı Mayıs-Haziran direnişinin taleplerini tekrar hatırlatmak, halktan arındırılarak 21 gündür polis işgali altında tutulan Gezi Parkı'nın açılmasını öngören mahkeme kararını tebliğ etmek üzere bugün akşam (6 Temmuz) Taksim Meydanı'na yürümek isteyen binlerce insan, yine AKP muhafızlarının saldırısına uğradı.