AKP'nin büyük halk korkusu

08 Temmuz 2013
AKP'nin büyük halk korkusu

AKP 15 Haziran'dan beri işgal altında tuttuğu ve zorbalıkla halktan arındırdığı Gezi Parkı'nı 23 gün sonra, bugün (8 Temmuz) öğleden sonra açtı.

Bütün televizyon kameralarını önünde gören İstanbul'un Mutlu valisi, parkın güzelliği üzerine uzun bir nutuk attı. “Yurttaşlar burada güzel güzel dinlensin, eğlensin, çiçekleri sevsin koklasın” dedi. Direnişçileri tehdit etmeyi ise ihmal etmedi. “Burası miting alanı değildir, gösteri yeri, protesto yeri değildir. Eylemlere izin vermeyiz. Gösteri yapan olursa yine dağıtırız” dedi.

Park açıldı, insanlar içeriye girip Taksim Dayanışması'nın saat 19.00'da yapacağı basın açıklamasını ve büyük halk forumunu beklemeye başladı.

Saldırı hazırlığı
Daha üç saat olmamıştı ki, polis Gezi Parkı'nın girişlerini etten duvar örecek şekilde tuttu, kimseyi içeriye almadı. Bununla da yetinmedi: İçeride oturmakta, sohbet etmekte olan yurttaşları önce uyararak, sonra kalkanlarla itekleyerek, daha sonra üstlerine gaz sıkarak parkın dışına çıkardı.

Gezi Parkı'nı tekrar işgal eden polis, Taksim Meydanı'nı da tekrar yoğun abluka altına aldı. Bütün girişleri tuttu. Tomalar, akrepler, gaz bombacıları, çevik kuvvetler, özel harekâtçılar hepsi alesta beklemeye başladı.

Saldırı
Polis, İstiklal Caddesi'nden Taksim'e girmek isteyen binlerce kişiye saat 18.53'te tomalardan sıkılan tazyikli suyla saldırdı. AKP'nin kanunsuz emirlerine uyan tepeden tırnağa silahlı birlikler, aklından ve bedeninden başka silahı ve siperi olmayan sade insanlara saldırdı. İşçilere, emekçilere, aydınlara saldırdı. Kadınlara, gençlere, yaşlılara, çocuklara saldırdı. Kısacası halka saldırdı.

AKP, barışçı şekilde Gezi Parkı'na gelip görüşlerini dile getirmek isteyen, haklarını bilen, korku duvarını aşan, despotizmden artık korkmayan insanlara saldırdı. Artık AKP despotizmine tahammülü kalmayan Yeni Türkiye'nin kurucu iradesine saldırdı.

AKP, gericiliği dağıtmak, vurgunculuğu bitirmek, emperyalist savaş politikalarını durdurmak isteyen direnişçilere saldırdı.

Ara sokaklara dağılan halk yeniden toplanıp slogan atıyor. Polis yakaladığı direnişçileri gözaltına alıyor. Zehirli su, gaz bombası, plastik mermi, boyalı mermi. Gerçekten tarifsiz zulüm.

Nâzım'ın dediği gibi
AKP halkın barışçı gösteri hakkını terörle yok ediyor. Bu AKP mi demokrasiden, milli iradeden söz eden? Bu AKP mi halkı yönetecek? Bu AKP mi başta kalacak? Kimse hayal görmesin, bu kadar kanunsuz bir rejim ayakta duramaz.

Halkımızın büyük devrimci şairi Nâzım Hikmet, hakikaten doğru söylemiş. Hiçbir korkuya benzemiyor halkını satanın korkusu.