Tarihimizden

Mehmet Bozışık

Kavala'da tütün işçisi olarak başlayan Mehmet Bozışık, 1927'den 1998'e kadar parti saflarında yer aldı. Altı kez tutuklandı, yıllarca hapis yattı.

mehmet bozışık profil foto
Doğum tarihi
21 Eylül 1901
Doğum yeri
Kavala
Ölüm tarihi
27 Ağustos 1998
Ölüm yeri
İstanbul
Mezarı
İstanbul / Feriköy

Boz Mehmet, 21 Eylül 1901 yılında bir işçi çocuğu ve 5 kardeşin en küçüğü olarak 1912 senesine kadar Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisinde yer alan, bugün Yunanistan toprağı olan Kavala’da dünyaya geldi.

Marksizm, Leninizm, eşitlik düşüncesi ve işçi hakları mücadelesi ile 1918 yılında Yunanistan’ın Kavala kentinde tütün işçisi olarak çalışırken bir işçi sendikası ile tanıştı, 1920 ve 1921 yıllarında Kavala’da kurduğu bir komite ile para toplayıp Anadolu’daki emperyalist işgale karşı verilen Kurtuluş Savaşı mücadelesine yolladı.

1924 yılında mübadele ile Türkiye’ye geldi ve tütün işçiliği yapmaya başladı, kardeşinin de kurucularından biri olduğu Yaprak Tütün İşçileri Cemiyeti’ne üye oldu. 15 Aralık 1924 yılında İstanbul Mebusu Kavalalı Hüseyin Bey’in sahibi olduğu tütün işleme atölyesindeki direniş başarı ile sonuçlandı ve işçilerin çalışma saatleri azaldı, yevmiyeleri arttı. Direnişin sorumlusu olarak tespit edilen Boz Mehmet ve iki kardeşi işten atıldı. Kardeşlerinden biri olan Salih’in işten atılma olayını bir kıraathanede anlatıp, darp edilmesi üzerine kıraathaneye giden ve kardeşini savunmak isteyen Mehmet Bozışık tutuklandı ve hükümeti tahkir (aşağılama) suçlamasıyla yargılandı. Bu yargılama beraat ile sonuçlandı. Bu tutuklama ve yargılanma Boz Mehmet’in altı tutuklanmasının ilki olarak kayıtlara geçti.

Tarihler 17 Eylül 1927’yi gösterdiğinde Mehmet Bozışık’ın en hayatta en mutlu olduğu gün geldi. Kavalalı Çakır Hasan, Türkiye Komünist Partisi’ne üye yapmak için Boz Mehmet’i Dikilitaş’a çağırdı. TKP İl Komitesi’nden, TKP Beyoğlu Komitesi’nden partililerin olduğu toplantıda Mehmet Bozışık yaşamı boyunca içerisinde yer alacağı Partiye üye oldu.

TKP Üyesi Olarak İlk Tutuklanma

14 Ağustos 1928 tarihinde 600 işçinin çalıştığı Amerikan menşeili tütün şirketinde Türkiye Komünist Partisi bildirilerini dağıttığı için tutuklandı ve 3 ay cezaevinde yattı. 17 Ağustos 1928’de Sultanahmet Cezaevi’nde dönemin TKP Genel Sekreteri Şefik Hüsnü ve Hikmet Kıvılcımlı gibi TKP yöneticileri ile tanıştı. Boz Mehmet’in cezaevinden çıktıktan sonra Moskova’ya Doğu Halkları Emekçi Üniversitesi (KUTV)’ne gönderilmesi kararlaştırıldı. 1928 yılı Kasım ayında bir taka ile Odessa’ya, oradan da Moskova’ya gitti. Milliyetçi önyargıları kırmak için özenle düşünülmüş bir sistem içerisinde her milletten öğrenciyle aynı dersliklerde öğrenim gördü. 1929 yılında İzmir Tevkifatı (Tutuklamaları) ile Parti kadrosunun tahribata uğramasıyla 4 yıl olarak planlanan öğrenimini diğer TKP’liler ile birlikte 2 yılda tamamlamak zorunda kaldı. Tutuklanan Parti kadrolarının yerini doldurmak için 1932 yılında Türkiye’ye döndü.

1932 yılının şubat ayında ihanetçi Şevket Süreyya ve Vedat Nedim Tör’ün Parti’den atıldığı, örgütsel düzensizliklerin giderildiği TKP’nin 4. Kongresi’nde Merkez Komite’ye seçildi. Kongrenin ardından burjuvazi tarafından gerçekleştirilen tutuklama teröründen Boz Mehmet de nasibini aldı ve yakalandı. Yakalandığında en büyük endişesi üzerindeki parti evlerinin adreslerinin öğrenilmesi olan Boz Mehmet, bir bahane ile tuvalete giderek adreslerin yazılı olduğu kâğıdı yok etti. Emniyet Müdürlüğü’nde günlerce süren işkencenin ardından Sultanahmet Cezaevi’ne gönderildi. Beraat ettiği halde cezaevinde tutulmaya devam ettiği için Zeki Baştımar ve Babaeskili Cevat ile açlık grevine giren Mehmet Bozışık, açlık grevinin 14. gününde, 1 Ocak 1933 tarihinde serbest bırakıldı.

25 Nisan 1936 tarihinde işçi sınıfının haklarını iyileştirilmesi, 1 Mayıs’ın serbestçe kutlanması için TKP Bildirisi dağıtılması ve “Komünist Partisine Özgürlük” sloganlarının dile getirilmesinden sorumlu tutulup yargılandı, 4 yıl cezaya çarptırıldı. Günlerce süren işkenceli sorgunun ardından çıkarıldığı mahkemede “İşçi haklarının elde edilmesi için, komünizmin yurdumda kurulması için 4 sene değil, idam da verseniz vız gelir” diye bağırdı.

1942 yılında, Alman Nazi Ordusu’nun Moskova önlerine dayandığı günlerde, Türkiye halkına savaşın gerçek boyutunu anlattı, Moskova Radyosu’nda İsmail Bilen’i dinledi ve Parti öğretileri doğrultusunda işçi sınıfını örgütlemeye devam etti. Bu faaliyetleri sebebiyle Kırşehir’in Mucur ilçesine sürgün edildi. Mucur’da 2 sene kaldıktan sonra Parti kararıyla Mucur’dan kaçtı. Bursa’da yakalanıp, İstanbul’a Topkapı Askeri Cezaevi’ne getirildi, burada Rıfat Ilgaz ile komün kurup birlikte yedi, içti, paylaştı.

1946 yılında “sınıf esasına dayalı parti kurulamaz” yasağının kalkması ile TKP Merkez Komitesi Şefik Hüsnü başkanlığında Türkiye Sosyalist Emekçi Köylü Partisi’ni kurma kararı verdi. İllegal yürüttüğü TKP faaliyetlerini devreden Boz Mehmet, TSEKP çalışmalarına güç vermek için İzmir’e gitti. Çeşitli yerel gazetelerde çalıştı, TSEKP’nin kurulmasından 6 ay sonra TBMM tarafından TSEKP’nin kapatıldı. İzmir’de çalışmaya devam eden Boz Mehmet, 1947 senesinde TKP İzmir İl Komitesi’ni kurdu. Partiyi büyütmek için canla başla çalışan Mehmet Bozışık, hiçbir açıklama yapılmadan yeniden tutuklandı ve İstanbul’a getirildi. Sansaryan Han’daki polis müdürlüğünde ağır işkence gördü, yine de konuşmadı, suçlamaları kabul etmedi. Sonuç olarak, 3 sene hapis cezası ve Adana’ya bir süre sürgün ile cezalandırıldı.

1951 yılında TKP Merkez Komitesi toplantısına İstanbul’da katıldı, kurulması kararlaştırılan gizli yayınevinde çalışmalara katılması konusunda karar alındı. Gizli yayınevi çeşitli sebeplerden faaliyete geçemeden 1951 Tevkifatı’nda 186 TKP üyesi ve yöneticisi ile birlikte tutuklandı. Sansaryan Han’da tabutluk denilen hücrelerde 2 sene işkence gördü. İşkence sonucu 17 TKP üyesi akli dengesini yitirdi. Mehmet Bozışık geçen 2 senenin ardından Harbiye Askeri Cezaevi’ne gönderildi. Uzun süren duruşmalar sonucunda 7 sene 6 ay mahpus ve 3 sene Sivrihisar sürgün cezasına maruz kaldı.

Cezası biten Boz Mehmet 1960 senesinde İstanbul’a geldi, tahliye olan diğer TKP’liler ile birlikte çalışmalara devam etti. Bu sırada Türkiye İşçi Partisi kuruldu, TKP TİP’e destek olma kararı verdi.

12 Eylül Cuntası’nın gelmesi ile birlikte hayatının ciddi olarak tehlikede olduğunu hisseden Mehmet Bozışık Almanya, Rusya ve Danimarka’ya zorunlu göç etti. 9 sene gurbette kalan Boz Mehmet  22 Eylül 1989’da yeniden yurda döndü. İstanbul Havaalanı’na iner inmez tutuklandı. Ankara ve İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nden yargılandı, ceza kanunundan 141. ve 142. maddelerin kalkması ile mahkeme tarafından tahliye edildi.

21 Eylül 1901 tarihinde doğan, tüm ömrünü işçi sınıfının mücadelesine adayan yiğit komünist, sosyalizmin yılmaz savaşçısı, dost ve yoldaş Mehmet Bozışık 27 Ağutos 1998’de hayata gözlerini yumdu. Yaşadığı bir asırlık ömrünün son günlerine kadar çevresindekilere, özellikle de gençlere Marksizm-Leninizm’in ışığında sosyalizm mücadelesinin önemini anlatan Bozışık, kendi öğütlerine en başta kendisi uydu.

Son yıllarında elinin kalem tutabildiği her anı, gençlere daha fazla bir şeyler aktarabilmek uğruna yazı yazmakla geçirdi. Sürekli yazarı olduğu Ürün Dergisi’nde mücadele deneyimlerini anlattı, her türlü baskı ve baltalama girişimine rağmen işçi sınıfının, ülke, bölge ve dünya halklarının kurtuluşu için emperyalizme ve kapitalizme karşı savaşıma ara vermeden devam etmenin önemini vurguladı.

Bozışık’ın cenazesi 30 Ağustos 1998 Pazar günü vasiyetine uygun olarak, dini tören yapılmadan kaldırıldı. Yaşamının son iki yılını Mehmet Bozışık’la aynı evde geçiren Fatma Şenden Bozışık’ın cenaze töreninde şu konuşmayı yaptı:

“Mehmet amca 2 yıl önce benimle birlikte yaşamaya başladı. Onu Kadıköy’deki evinde ziyaret ettiğimde çok etkilendim. Ben de yalnız yaşıyorum, o da, öyleyse beraber yaşayabiliriz dedim. Mehmet amca hepinizin yoldaşı, benim de yoldaşım, ama benim için ayrıca bir baba, dönem dönem çok tatlı, dönem dönem çok aksi bir dedemdi.

Mehmet amca, bu düzenin insanı sefalete sürükleyen sonuçlarını son anına kadar iliklerine kadar hissetti. Bir annenin çocuklarını doyuramadığı için intiharı seçmesi, sokakta yaşamak zorunda kalan insanlar onu derinden üzerdi. Mehmet amcanın geçen yılki doğum gününde, onu, “Mehmet amca, önemli bir toplantı var” diye götürdüm. Kutlamada “Yoldaşlar, ilk defa doğum günümü kutluyorum” dedi. Bu yıl 21 Eylül’ü göremedi.

Mehmet amca, insanlardan en çok sözünde durmalarını isterdi. Haksızlıklara tahammül edemezdi. Mehmet amca, her gün “bütün yoldaşlara selam” diye uğurlardı beni evden. Buradan son kez bütün yoldaşlara selam.

Mehmet amcanın odasının duvarında Marx, Engels, Lenin, Stalin, Nazım Hikmet, Kemal Türkler’in resimleri asılı dururdu. Mehmet amca, TKP’ye üye oluşunu gururla anlatırdı. Boz Mehmet, Mustafa Suphilerin, Ethem Nejatların döneminin son temsilcisi olmakla ve onlarla birlikte TKP saflarında bulunmuş olmakla gurur duyardı. O, sömürüsüz savaşsız bir dünya uğruna savaşımını sonuna dek sürdürdü.

Mehmet amca! Boz Mehmet! Mehmet Bozışık! Boz ışığın bizi aydınlatıyor.

Marksizm-Leninizm bayrağını taşımayı sürdüreceğiz.

Mehmet Bozışık’la 2 yıl yaşadım. Onunla yaşadıklarım benim için unutulmaz bir anı olacak, onunla yaşamış olmak benim için büyük bir onur olarak kalacak.”

Ölümünden kısa süre önce Mehmet Bozışık, 13 Ağustos 1988’de şu satırları kaleme aldı: “Kalp sancısından kurtulmanın çaresinin arayışı içinde olan, bocalayan ve bu satırları yazan Mehmet Bozışıkım. Son sözlerimi kaleme alışım. Şimdilik hoşça kalın davamız için mücadele eden yoldaşlarım. Mücadeleye devam zaferimizin teminatıdır.” Grev alanlarından salon etkinliklerine ve dergi yazılarına değin her yerde Bozışkın’ın “Mücadeleye devam zaferimizin teminatıdır.” Sözü genç yoldaşlarının mücadelesinde bayraklaştı.

Bozışık’tan Anılar

Lenin rozeti

Bozışık, yakasında hep Lenin rozetiyle dolaşır. Bir gün genç bir polis rozeti çözer.

-Amca bu rozet nedir?

-Lenin!

-Yasak. Onu takamazsın.

Boz Mehmet’te boyun eğecek göz yoktur. Cevabı yapıştırır:

-Bak evladım. Bizim Kurtuluş Savaşımız sırasında Türkiye’ye para ve silah yardımı yapan dünyada bir tek devlet başkanı vardı: Lenin! Onun için ben bu rozeti çıkartmam.

Polis memuru Bozışık’la başa çıkmanın mümkün olmadığını anlar ve yanından uzaklaşır.

(Nazım Alpman’ın Mehmet Bozışık’la sohbeti, Milliyet, 1 Mayıs 1994)

Belediye otobüsü

Belediye otobüs şoförlerinin hız kesme eylemi yaptıkları bir gün Bozışık da belediye otobüsüne biner. Yolcular homurtu içindedir. Boz Mehmet gidip şoförle konuşur. Durumu öğrenince de yolculara hitaben konuşmaya başlar: “Arkadaşlar, bugün belediye işçilerinin haklı bir eylemi var. Belki bizler işimize biraz geç gideceğiz, ama onların mücadelelerine destek vermiş olacağız!” Bozışık’ın gür sesiyle yaptığı bu konuşma yolcuların hoşuna gider. Otobüsten bir alkış kopar. (Nazım Alpman’ın Mehmet Bozışık’la sohbeti, Milliyet, 1 Mayıs 1994)

Kaynaklar

[*] Bu yazının hazırlanmasında Ürün Sosyalist Dergisi’nde yayınlanan şu yazılardan faydalanılmıştır: 
https://urundergisi.com/makaleler.php?ID=156, 
https://www.urundergisi.com/makaleler.php?ID=1783, 
https://urundergisi.com/makaleler.php?ID=157

Fotoğraflar

15 görsel