Türkiye işçi sınıfı tarihinin en görkemli direnişlerinden biri olan 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi, 56. yıl dönümünde 1920 TKP Kadıköy İlçe Örgütü binasında düzenlenen bir etkinlikle anıldı. İşçi sınıfının örgütlü mücadelesinin ve sokağa nakşettiği tarihsel iradenin vurgulandığı etkinlikte, direniş sırasında yaşananlar ve günümüz emek mücadelesine bıraktığı miras ele alındı.
"Sınıfın sınıfa karşı görkemli yanıtı"
Etkinlikte ilk olarak 1920 TKP İstanbul İl Sekreteri Tarık Yüce söz aldı. Yüce konuşmasında, 15-16 Haziran’ın sıradan bir tarih değil; fabrikalarda çarkların durduğu, İstanbul ve İzmit sokaklarının üretimi var edenlerin haykırışıyla titrediği görkemli bir hesaplaşma olduğunu vurguladı. 1967 yılında DİSK’in doğuşuyla filizlenen "Sınıf ve Kitle Sendikacılığı" ilkelerinin, sermayeden ve devletten bağımsız örgütlenme modelinin güçlü bir sınıf hareketi yarattığının altını çizdi. 12 Haziran 1970'te meclisten geçirilen antidemokratik yasaya karşı fabrika komitelerinin ve öncü kadroların aldığı, pazartesi sabahı çarkların durdurulması ve sokakların sahiplenilmesi kararından sonra yaşananları anlattı.
Konuşmada, işçilerin Anadolu yakasında Gebze, Kartal ve Maltepe havzalarından Ankara Asfaltı’na indiğini, Levent kolundan Mecidiyeköy’ye yüründüğünü, Topkapı yönünden Taksime doğru yürüdüğünü, sınıf dayanışmasının Türk-İş üyesi emekçileri de sararak sokakta birleştiklerini, işçi sınıfının Kadıköy Meydanı’nda tankları aşan sarsılmaz iradesini vurguladı. Barikatlarda şehit düşen Yaşar Yıldırım, Mustafa Bayram ve Mehmet Gıdak’ın anıldığı konuşma; vatan cumhuriyet emek mücadelesinin 15-16 Haziran Direnişinin değerlerinden güç alarak zafere ulaştırılacağına inandığını belirtti.
"Bugüne Bırakılan Miras: Örgütlü Güç"
Ardından 1920 TKP Sözcüsü Onur Balcı söz aldı. Balcı, "15-16 Haziran Direnişinin bugüne bıraktıkları" başlıklı konuşmasında, o günkü koşullar ile bugünkü durum arasındaki paralelliklere dikkat çekti.
Balcı konuşmasında, o dönem işçilerin Meclis çatısı altında antidemokratik yasayı reddettirecek aritmetik bir gücünün bulunmadığını, ancak sokakta verdikleri örgütlü mücadeleyle hem yasayı fiilen kadük bıraktıklarını hem de Meclis'te tasarıya "evet" oyu veren milletvekillerini dahi etkileyerek yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine başvuru yapmak zorunda bıraktıklarını aktardı. İşçi sınıfının harekete geçmesinin karmaşık siyasi ortamlarda bile toplumcu kurtuluş yolunu aydınlattığını, yapay ayrımları aşan birleşik, kararlı ve örgütlü bir direniş odağı oluşturduğunu belirten Balcı, geçmişteki bu büyük deneyimin günümüzün sendikal ve toplumsal mücadelelerine rehberlik etmesi gerektiğini ifade etti. İstibdadın saldırılarını yoğunlaştırdığı bugünlerde 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişinin; cumhuriyetin kurucu değerlerine sahip çıkan, emperyalizme karşı mücadeleyi büyütmek isteyen, kamucu toplumcu bir ekonomik kalkınma programını savunan sosyalist, devrimci, ilerici partilere ve işçi emekçi örgütlerine yeni bir direniş odağı yaratabilmek için harekete geçme görevini hatırlattığını vurguladı.
Katılımcıların katkıları ve yorumları eşliğinde gerçekleştirilen anma etkinliği, 15-16 Haziran direnişini yaratan ve tarihi tırnaklarıyla yazan tüm emekçileri saygıyla anarak, Vatan Cumhuriyet Emek mücadelesini kararlılıkla büyütme iradesiyle sona erdi.