Toplumcu Kurtuluş Partisi 1920 TKP İstanbul İl Örgütü, Filistin halkının sömürgeci işgale karşı 7 Ekim 2023’te başlattığı ulusal ayaklanmanın 3. yılı ve Orta Doğu'daki gelişmeler kapsamında Kadıköy İskele Meydanında bir basın açıklaması düzenledi. Eylemde 1920 TKP üyeleri, üzerinde "STOP ISRAEL! FREE PALESTINE!" yazılı parti pankartının arkasında bir araya geldi. Katılımcılar Türkiye ve Filistin bayraklarının yanı sıra parti bayrakları taşıyarak İsrail'in bölgedeki saldırılarını ve emperyalizmi kınadı.
Kadıköy İskele Meydanındaki buluşmada 1920 TKP'nin açıklamasından önce İlerici Gençler Derneği "Filistin Kazanacak Halklar Kazanacak Emperyalizm Kaybedecek" yazılı pankartın arkasında söz alarak kendi basın açıklamasını yaptı. Ardından 1920 TKP İstanbul İl Örgütü adına hazırlanan bildiri okundu.
1920 TKP açıklamasında, 7 Ekim ulusal isyanının İsrail ve ABD'nin Filistin halkını yok etme planlarını bozduğu vurgulandı. İsrail’in Gazze’deki soykırımı Lübnan, Suriye, Irak, Yemen ve İran’a yaydığı ifade edilen açıklamada, tüm yıkım ve kayıplara rağmen bölge halklarının direnme iradesinin kırılamadığı belirtildi.
“Mehmetçik Yemen halkına Karşı savaşa gönderilemez"
Açıklamada Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında gündeme gelen "Mekke Anlaşması" sert bir dille eleştirildi. Anlaşmanın henüz Meclis onayından geçmediği hatırlatılarak şu ifadelere yer verildi:
"Suudi Arabistan, Yemen halkına karşı yürüttüğü savaşta zor duruma düşerek Türkiye ve Pakistan’ı yardıma çağırıyor. İstibdat yönetimi, Meclis’e sunulmadan hayata geçmesi mümkün olmayan bu anlaşmayı bahane ederek Suudi Arabistan’a asker ve silah göndermeye kalkıyor. Türkiye halkı, Mehmetçiğin Filistin’in yardımına koşan Yemen halkına karşı savaşa gönderilmesine asla razı olamaz."
Acil talepler
Açıklamanın sonunda Cumhuriyetin kuruluşundaki bağımsız, tarafsız ve barış yanlısı dış politikaya dönülmesi çağrısı yapılarak öne çıkan talepler sıralandı:
• Mekke anlaşması meclis'ten geçmemelidir: TSK'yı Suudi Arabistan'ın Yemen halkına yönelik saldırılarına ortak edecek hiçbir anlaşma onaylanmamalıdır.
• Siyonizmle ve emperyalizmle tüm ilişkiler kesilmelidir: İsrail ile tüm ticari, askeri ve diplomatik bağlar koparılmalı; Azeri petrolünün İsrail'e akışı engellenmelidir.
• ABD-NATO üsleri kapatılmalıdır: Kürecik Radar Üssü ve İncirlik Üssü derhal kapatılmalıdır.
• Halkların ortak direniş hattı desteklenmelidir: Anti-emperyalist direniş sergileyen bölge halklarının yanında durulmalıdır
Açıklama sırasında ve eylem boyunca katılımcılar hep bir ağızdan şu sloganları attı:
• "Nehirden denize özgür Filistin!"
• "Katil ABD Orta Doğu'dan defol!"
• "NATO'dan çıkılsın, üsler kapatılsın!"
• "Emperyalizm yenilecek, direnen halklar kazanacak!"
Aşağıda basın açıklamasının tam metnini sunuyoruz:
AMERİKAN EMPERYALİZMİ VE SİYONİST İSRAİL YENİLECEK; DİRENEN BÖLGE HALKLARI KAZANACAK!
Değerli Türkiye halkı;
Filistin halkının sömürgeci işgale karşı 7 Ekim 2023’te başlattığı isyanı, üçüncü yıl dönümünde selamlıyoruz.
O günleri hatırlayalım. İsrail sömürgeciliği, Amerikan emperyalizmi ile küçük ortaklarının kapsamlı desteğiyle Filistin’i bütünüyle yutma, Filistin halkını yeryüzünden silme planında son noktayı koymak üzere olduğunu düşünüyordu. Filistin direnişinin “El Aksa Tufanı” adını verdiği 7 Ekim ulusal isyanı bu uğursuz planı tuzla buz etti.
İsrail sömürgeciliği, Filistin halkını cezalandırmak için düpedüz soykırım yapmaya başlasa da, Filistin halkı en ağır koşullarda bile varlığını korumak için ayak direyen, özgürlük ve bağımsızlık iradesi kırılmayan bir ulus olarak kendini yeniden öne çıkardı.
“Diz çökerek yaşamaktansa ayakta ölmek yeğdir” diyerek bir kez daha ayağa kalkan, “Nehirden denize özgür Filistin” amacıyla “Zafere kadar devrim” diyen Filistin halkını en yurtsever en devrimci en kardeş duygularımızla bir kez daha selamlıyoruz.
Değerli halkımız
Son üç yılda yaşananları kısaca bir hatırlayalım. Filistin direnişinin, Filistin’in tarihten ve coğrafyadan silinmesine ve Filistin halkının toptan imhasına karşı 7 Ekim 2023 başkaldırısını bahane ederek üç yıldır Gazze’de soykırım uygulayan İsrail, Amerika’nın mutlak desteğinde savaşı Filistin’in Batı Şeria bölgesine, Lübnan’a, Suriye’ye, Irak’a, Yemen’e, İran’a yaydı.
İsrail, kapsamlı bir Ortadoğu savaşına dönüştürdüğü sömürgeci seferinde, Suriye’nin ilerici yurtsever yönetiminin devrilmesi ve koca ülkenin dinci-mezhepçi terör çetelerinin eline geçmesiyle büyük ama geçici olmaya mahkûm bir zafer kazandı. Lübnan’a, Suriye’ye, Irak’a, Yemen’e ve İran’a ağır zararlar verdi ama bu ülke halklarının siyonist sömürgeciliğe karşı direnme azmini yok edemedi. Güney Lübnan’da, yok ettiğini düşündüğü Lübnan direnişi karşısında çakıldı kaldı. Daha ilk günlerden itibaren Filistin direnişinin yanında olarak İsrail’e savaş ilan eden Yemen’e baş eğdiremedi. ABD ile birlikte 28 Şubat 2026’da İran’a karşı savaş başlattı. İran’ın en önde gelen sivil ve askeri liderlerinini yok etti. Sivil altyapısını hedef aldı. Ama ne yapsa İran ulusu ve ordusuna baş eğdiremedi. İran askeri ve diplomatik bir zafer kazandı. ABD, Lübnan cephesini de kapsayan ateşkes mutabakatını imzalamak zorunda kaldı.
Değerli halkımız;
Ateşkes mutabakatı ABD ve İsrail’in başlattığı sömürgecilik seferinin bu aşamasında savaş planlarının iflas ettiği anlamına geliyor. Fakat tehlike henüz geçmedi. Mücadele kıran kırana sürüyor. ABD bu aşamada yeniden savaş planı oluşturmak, güçlerini toparlamak zaman kazanmak istiyor. Ateşkes mutabakatıyla verdiği köklü tavizlerin, İran yönetiminde “Batıya yönelme” yanlısı çevrelerin elini güçlendirmesini umuyor. Ve yeterince destek alamadığı müttefiklerini harekete geçirmeye çalışıyor.
İşte tam da bu aşamada Türkiye, Pakistan ve Mekke Anlaşması çok büyük riskler oluşturuyor. ABD-İsrail çıkarları doğrultusunda İran’ı ve direniş eksenini hedef alan bu zehirli ittifakın ilk testi Yemen cephesinde yapılıyor. Daha ilk günden itibaren fiilen, askeri güç kullanarak Filistin’e yardıma koşan tek ülke olan Yemen’e karşı yürüttüğü savaşta zor duruma düşen Suudi Arabistan Türkiye ve Pakistan’ı yardıma çağırıyor. İstibdat yönetimi henüz içeriğini açıklamadığı, anayasal zorunluluk olarak meclise sunulmadan hayata geçmesi söz konusu olmayan anlaşmayı bahane ederek Suudi Arabistan’a asker ve silah göndermeye kalkıyor. Oysa Anayasa’nın hükmü açık. Bu anlaşma meclisten geçmeden onaylanmış olamaz. Onaylanmış bir askeri anlaşma için bile olsa başka bir ülkeye asker göndermek ancak yine Meclisin onayıyla mümkündür.
Bütün bu Anayasal zorunluluklar bir tarafa; kendi bağımsızlığını ve ulusal egemenliğini emperyalizme karşı yürüttüğü Kurtuluş Savaşı ile kazanan Türkiye halkının iradesi ayan beyan ortadadır. Türkiye halkı Mehmetçiğin Filistin’nin yardımına koşan Yemen halkına karşı savaşa gönderilmesine asla razı olamaz. Türkiye halkı Filistin’in, Filistin’e yardıma koşan Yemen’in, emperyalizme karşı direnen Lübnan, İran, Suriye, Irak halklarının yanında, zorba Amerika’nın ve ortağı siyonist İsrail’in karşısındadır.
Buradan iktidara sesleniyoruz:
7 Ekim 2023 ayaklanmasının üçüncü, 10 Ekim 2025 yılında ilan edilen ateşkesin birinci yılında Gazze'de ve Batı Şeria’da soykırım hâlâ sürerken; İran, Lübnan, Yemen, Irak ve Suriye halkları yaralarını sarıp Amerika ve İsaril’in yeni saldırıları hazırlıklarına karşı güç toplamaya çalışırken Türkiye halkının iradesine uyun! Emperyalizme direnen mazlum halkların yanında emperyalist siyonist zalimlerin karşısında olun. Cumhuriyetin kuruluşundaki bağımsız tarafsız barış yanlısı dış politikasına vakit kaybetmeden geri dönün.
ACİL TALEPLERİMİZ
Mekke Anlaşması Meclis'ten Geçmemelidir
TSK'yı Suudi Arabistan'ın Yemen halkına yönelik saldırılarına ortak edecek hiçbir güvenlik/askeri anlaşma onaylanmamalı; Türkiye, Yemen halkına yönelik saldırıların derhal karşısında durmalıdır.
Siyonizmle ve Emperyalizmle Tüm İlişkiler Kesilmelidir
İsrail ile tüm ticari, askeri ve diplomatik bağlar koptuğu gibi; Azeri petrolünün siyonist rejime akışı tamamen engellenmelidir.
ABD-NATO Üsleri Kapatılmalıdır:
İsrail'in güvenlik kalkanı olan Kürecik Radar Üssü ve ABD terörünün karargahı İncirlik Üssü derhal kapatılmalıdır.
Halkların Ortak Direniş Hattı:
Filistin, Lübnan, Yemen ve İran halklarının siyonizme ve Amerikan emperyalizmine karşı haklı mücadelesinin yanındayız.
"Suudi gericiliğinin yanında Yemen halkına kurşun sıkmaya niyetlenenler de, siyonist İsrail ile gizli-açık ticaretini sürdürenler de kaybedecektir. Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi, Kahrolsun Siyonizm, Yaşasın Bölge Halklarının Anti-Emperyalist Ortak Mücadelesi!"


