1920 TKP İstanbul İl Örgütü’nden kuruluş yıldönümünde “Birleşik Mücadele” çağrısı

15 Eylül 2026
1920 TKP İstanbul İl Örgütü’nden kuruluş yıldönümünde “Birleşik Mücadele” çağrısı

Toplumcu Kurtuluş Partisi 1920 TKP İstanbul İl Örgütü, partinin kuruluş yıldönümünü “Emperyalizme ve İstibdada Karşı Birleşik Mücadele” sloganıyla düzenlenen etkinlikle kutladı.

10 Eylül 1920’de Bakü’de Mustafa Suphi ve Ethem Nejat önderliğinde yakılan devrim ateşinin ve antiemperyalist mücadelenin selamlanmasıyla başlayan etkinlikte, ulusal kurtuluş, devrim ve işçi sınıfı mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına İstiklal Marşı ve Enternasyonal Marşı eşliğinde saygı duruşunda bulunuldu.

Faize ve patronlara değil, öğrencilere bütçe!
Etkinlikte Türkiye’deki ekonomik kriz, fahiş kira artışları ve derinleşen yoksulluk gündemine yer verildi. Direnişteki maden işçileri, özel okul öğretmenleri, malul gaziler ve memurların hak mücadelelerine destek mesajları verilirken, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde üniversite öğrencilerinin yaşadığı barınma krizine dikkat çekildi.

Yaklaşık 4 milyon üniversite öğrencisine karşılık KYK yurt kapasitesinin 1 milyonun altında kaldığı vurgulanarak, “Barınmak piyango değil, haktır! Faize, patronlara ve saraya değil; öğrencilere ücretsiz, nitelikli ve güvenli kamu yurdu bütçesi ayrılmalıdır” çağrısı yapıldı.

Dış politikada antiemperyalist hat
Dış politikadaki gelişmelere ilişkin net mesajların verildiği konuşmalarda, Karadeniz’in bir NATO gölüne çevrilmesine, ABD ve Siyonist İsrail’in Filistin, Lübnan ve İran’a yönelik saldırılarına ve savaş kışkırtıcılığına tepki gösterildi. Türkiye’nin NATO’dan derhal çıkması, İncirlik ve Kürecik başta olmak üzere tüm yabancı üslere el konularak yabancı askerlerin gönderilmesi gerektiği belirtildi.

Kurtuluşun yolu kurucu meclis zemininde birleşmektir
Siyasi iktidarın muhalefeti parçalama operasyonlarına, belediyelere yönelik müdahalelere ve baskı politikalarına karşı çözümün örgütlü mücadelede olduğu ifade edildi. İşçilerin, memurların, emeklilerin, kadınların ve gençlerin bir araya geleceği “Birleşik Mücadele” hattının örülmesi ve halkın egemenliğini sağlayacak bir Kurucu Meclis zemininde birleşilmesi gerektiği vurgulandı.

Açılış konuşmasını 1920 TKP İstanbul İl Başkanı Yusuf Türkoğlu’nun yaptığı program, Parti Sözcüsü Onur Balcı’nın “Emperyalizme ve İstibdada Karşı Birleşik Mücadele” başlıklı sunumuyla devam etti.

Emperyalizmin ve istibdadın baskısı
Suphilerin Bilenlerin TKP’sinin 106. yılını parti tarihine değinerek selamlayan Balcı, günümüzü değerlendirirken ABD’nin başını çektiği emperyalist güçlerin ve Siyonist İsrail’in dünya halklarına karşı yeni bir sömürgecilik seferi başlattığını hatırlattı.

Emperyalizmin Türkiye’nin ulusal bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve ulusal egemenliği için de tehdit oluşturduğunu vurgulayan Balcı, istibdat rejiminin böyle bir dönemde Amerikancılığa dümen kırarak Türkiye’nin elini kolunu bağladığını belirtti.

Balcı, 25 yıldır süren neoliberal ekonomik yıkım politikaları nedeniyle Türkiye halkının pahalılık, yoksulluk ve işsizlikle bunaldığını; sanayinin, tarımın, küçük üreticinin ve esnafın çökertildiğini; eğitimin ve sağlığın dahi kamu hizmeti olmaktan çıkarıldığını, parasız sağlık ve eğitimin yok edildiğini; gericileşen eğitim sistemi ve işsizlik nedeniyle gençlerin umutsuzluğa kapıldığını; kadınların her geçen gün artan erkek egemen, gerici ve feodal baskılarla bunaldığını; emeklilerin ise açlıkla imtihan edildiğini ifade etti.

Balcı konuşmasında şu değerlendirme ve önerilerde bulundu:

Kıran kırana mücadele
Bütün bu koşullara karşı Türkiye halkı kitlesel ve eylemli bir şekilde direnişe geçmeye başladı. Yerel seçimlerde ana muhalefet partisi CHP’nin birinci çıkması ve bir sonraki seçimde iktidara gelebilecek bir güce kavuşması, Türkiye halkının istibdat düzenine “hayır” dediği anlamına geliyordu. Ancak CHP yönetimi, halkın bu isteğine uygun davranmayarak istibdatla normalleşme adımları atmaya başladı.

Bu adımlarla zaman kazanan iktidar, muhalefeti parçalamak ve yok etmek üzere sistemli bir saldırı başlattı. Belediyelere kayyım atayarak ya da doğrudan baskı ve şantaj yoluyla belediye başkanlarını transfer ederek seçim sonuçlarını geçersiz kılma yolunu tuttu.

İstibdadın saldırısı, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olarak belirlediği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi, tutuklanması ve İBB’ye kayyım atanması tehdidiyle yeni bir aşamaya yükselince Türkiye halkı kitlesel meşru direniş hakkını kullandı. Başta İstanbul Saraçhane olmak üzere meydanlara çıktı.

Ne var ki olağanüstü direniş dönemi hedeflerine ulaşmadan olağan mitingler dönemine geçilmesiyle istibdada yeniden zaman kazandırıldı. Yine de 14 ay boyunca devam eden sürekli mitingler döneminde, dünya tarihinde eşine az rastlanacak ölçekte ve coğrafi yaygınlıkta büyük bir halk hareketi ortaya çıktı. Bu dönemde 15,5 milyon yurttaş mitinglere katıldı. Mitinglerin çapı ve yaygınlığı, Türkiye halkının istibdada karşı birleşme ve istibdada son verme iradesini gösteriyordu.

Direniş saflarındaki karmaşa
Ne var ki sürekli mitingler döneminde AKP, muhalefeti yok etme saldırısını adım adım artırdı. Bir yandan belediyelere kayyım atama ve belediye başkanlarını tehdit ve şantajlarla transfer etme yolunda ilerledi. Diğer yandan “mutlak butlan” davasıyla CHP’yi bölmeyi ve içeriden çökertmeyi başardı.

CHP’nin bütünlüğünü sağlamayı başaramayan Özgür Özel yönetimi, soğukkanlılığını yitirerek CHP’den ayrıldı ve Yeni Parti’yi kurdu. Erdoğan yönetimi şimdi de Yeni Parti’nin içini karıştırmak ve partiyi seçimlere giremez durumda tutmak için hamle yapıyor. Diğer yandan kendi çevresine yeni dostlar kazanmaya çalışıyor. Türkiye halkının Kürt sorununda barışçıl çözüm isteğini ve umudunu kendi iktidar hesapları için kullanmaya kalkıyor.

Çare: Birleşik mücadele
İstibdat yönetimi, halk muhalefetini bölme ve yok etme, CHP ve Yeni Parti etrafında toplanan halk güçlerini ana muhalefet olmaktan çıkarma hedefinde emperyalizmle de birleşiyor. Tarafsız, komşularıyla dost bir dış politika yerine ABD güdümünde davranmayı tercih ediyor. Ukrayna Savaşı’nda tarafsızlığını Rusya aleyhine bozuyor, Ortadoğu’da ABD ve İsrail çıkarlarına uygun bir şekilde Mekke Anlaşması’nı imzalıyor. Gazze’de ve Lübnan’da İsrail saldırılarına göz yumuyor.

Türkiye halkı, yerel seçimlerde ana muhalefet partisini birinci yaparak; istibdadın seçim sonuçlarını geçersiz kılma ve muhalefeti yok etme saldırısı karşısında Saraçhane Direnişi’nde ve sürekli mitingler döneminde milyonlar olup meydanları doldurarak, emperyalizme ve istibdada karşı birleşme iradesini ortaya koyuyor.

Ancak bugün direniş saflarında bu iradeye uygun olmayan bir karmaşa var. CHP-Yeni Parti bölünmesi bir yana, sol, sosyalist ve devrimci partiler arasında da ortak mücadele anlayışı henüz zayıf. Öyleyse bugün ulusal demokratik güçlerin en geniş birliğini sağlamak için mücadele etmek kritik önem taşıyor.

Sosyalist, devrimci, ilerici, yurtsever ve cumhuriyetten yana bütün partilerin bir araya gelmesi; işçi, memur ve emekli sendikalarının, köylü kooperatiflerinin, meslek odalarının, kadın örgütlerinin, gençlik derneklerinin ve yurttaş girişimlerinin de katıldığı bir Kurucu Meclis çevresinde birleşmesi gerekiyor.

Kuruluş yıldönümü etkinliği, Parti Sözcüsü Onur Balcı’nın konuşmasının ardından seslendirilen kavga türküleriyle devam etti. Etkinlik, Nâzım Hikmet’in “Yapıyla Yapıcılar” şiirinin okunması ve Parti Marşı eşliğinde son buldu.