İstibdada ve Emperyalizme Karşı Direniş!
Toplumcu Kurtuluş Partisi 1920 TKP İstanbul İl Örgütü 27 Aralık 2025 Cumartesi günü saat 16.00'da Cevahir AVM önünde gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla 2025 yılının değerlendirmesini yaparak 2026 yılına dair mücadele hattını ilan etti. "Vatan Cumhuriyet Emek" vurgusu yapılan açıklamada, ekonomik krizden dış politikaya, yerel yönetimlere müdahaleden kadın haklarına kadar bazı kritik başlık yer aldı.
"Ekonomi Yangınına Karşı Acil Eylem"
2025 yılını bir "ekonomi yangını" olarak nitelendirilen basın açıklamasında, hayat pahalılığı ve düşük ücretlerin büyük sermayeye hizmet eden politikaların sonucu olduğu belirtildi. Emekli ve asgari ücretlilerin "Geçinemiyoruz!" çığlığına dikkat çekilen açıklamada, partinin "Ekonomi Acil Eylem Programı" çözüm yolu olarak sunuldu. Programda temel ihtiyaç ürünlerinde fiyatların sabitlenmesi, stratejik sektörlerin kamulaştırılması ve vergide adaletin sağlanması maddelerine değinildi.
"Halk İradesine ve Cumhuriyete Saldırı Var"
Siyasi gelişmelere dair eleştirilerin yer aldığı açıklamada, özellikle İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve diğer belediye başkanlarına yönelik hukuki süreçler "siyasi kumpas" ve "halk iradesine saldırı" olarak tanımlandı. İktidarın laiklik ve ulusal egemenlik gibi kurucu değerleri aşındırdığı belirtilirken, "1920 ruhuna sahip çıkan bizler, her saldırının karşısında dimdik duracağız" denildi.
Dış Politikada NATO ve Üsler Vurgusu
Bölgesel gelişmelere de değinilen basın açıklamasında, Amerikan emperyalizminin ve İsrail'in bölgedeki soykırımcı politikaları protesto edildi. Türkiye’nin güvenliğinin NATO üyeliğiyle tehlikeye atıldığı belirtilen metinde, Kürecik ve İncirlik üslerine el konulması çağrısı yapıldı. İran, Irak, Suriye ve Rusya'nın toprak bütünlüğünün, Türkiye’nin bağımsızlığı için hayati önemde olduğu vurgulandı.
"Gençlik ve Kadınlar Mücadelenin Teminatıdır"
Açıklamanın son bölümünde kadınların laiklik ve eşitlik mücadelesi ile gençlerin "geleceksizlik" dayatmasına karşı duruşu selamlandı. Halkın örgütlü gücünün her türlü zorbalığı durdurabileceği belirtilerek, tüm vatandaşlar 1920 TKP çatısı altında birleşmeye davet edildi.
Basın açıklaması metnini aşağıda sunuyoruz.
İSTİBDADA VE EMPERYALİZME KARŞI DİRENİŞ YILI!
2025 yılı, dünya genelinde giderek artan emperyalist zorbalığa, içeride ise giderek derinleşen istibdada ve sömürüye karşı direnişin yılı oldu. Dünya genelinde direnen halkların umudunu yeşerttiği bir yıl oldu. Türkiye emekçileri olarak, bu kararlı duruşu temel alarak, 2026 yılına umutla ve mücadeleyi bir üst seviyeye taşıma hedefiyle giriyoruz! Gelecek; Vatan Cumhuriyet Emek temelinde, örgütlü halkların eseri olacaktır.
Yoksulluğa teslim olmayacağız!
2025 yılı, emekçi halk için kelimenin tam anlamıyla bir "Ekonomi Yangını" anlamına geldi. Hayat pahalılığı, işsizlik ve düşük ücretler, büyük sermayeye hizmet eden politikaların doğrudan sonucu oldu.
İktidarın uyguladığı politikalar, büyük sermayenin kârlarını garantiledi, milyonlarca emekli ve işsizi insanca yaşam standartlarının altına itti. Asgari ücrete son yapılan sözüm ona zam da iktidarın emekçi sınıfa olan bakışının değişmediğinin bir göstergesi daha oldu. İşçi sınıfı, milyonlarca asgari ücretli ve emekli "GEÇİNEMİYORUZ!" feryadıyla ayakta Bu feryada çare olacak tek güç, emek için birleşen halkın örgütlü iradesidir.
Bu ekonomik yıkıma karşı Toplumcu Kurtuluş Partisi'nin önerdiği Ekonomi Acil Eylem Programı hayati önemdedir. Program; temel ihtiyaçlarda fiyat sabitleme, stratejik sektörlerin kamulaştırılması ve vergide adaleti sağlayarak ekonomi yangınını söndürmek için emekten yana bir dönüşümü şart koşmaktadır.
Kadınlar yaşam hakkı, eşitlik ve laiklik için mücadele ediyor!
Kadınlar; gerici politikalar, yasal güvencelerin hedef alınması ve artan erkek şiddeti karşısında direnişin en güçlü seslerinden biri oldu. Kadınların yaşam hakkı, eşitlik ve laiklik talebi, mücadelemizin vazgeçilmez bir dinamiğidir.
Geleceği yeniden inşa etmenin teminatı; Gençlik!
Gençler, ülkenin dayatılan geleceksizliğine, rekor kıran işsizliğe ve güvencesiz çalıştırmaya karşı en kararlı duruşu sergiledi. Gençlik mücadelesi, geleceği Vatan Cumhuriyet Emek temelinde yeniden inşa etmenin teminatıdır.
Darbeye ve istibdada geçit yok!
Türkiye'deki siyasal iktidar, küresel zorbalık karşısında "teslimiyet seferi" niteliğinde adımlar attı, Cumhuriyetin temellerine saldırdı ve ülkemizin bağımsızlığını tehlikeye attı.
İktidar, sandıkta kaybedilen büyükşehir belediyelerine yönelik sistematik soruşturmalar ve meclis kararlarının engellenmesi ile halk iradesine saldırı düzenledi. İBB Başkanı İmamoğlu ve ekibi başta olmak üzere bir çok belediye başkanını siyasi soruşturmalarla cezaevine attı. Anamuhalefet partisi CHP’yi dağıtmak için siyasi kumpas davalarına başvurdu.
Ülkenin kurucu değerleri olan laiklik ve ulusal egemenliği aşındırmayı sürdürdü. Düşünce özgürlüğünün gaspı ve hukuk dışı uygulamalarla toplumda "Kuralsızlık" ortamını derinleştirdi
“Terörsüz Türkiye” söylemi ile bir araya gelenler çatışma ortamının sonlanmasını, barışı ve kardeşliği hedefleyen bir zemini tesis etmek yerine bağımsızlık, laiklik gibi cumhuriyetimizin en temel ilkelerine karşı söylem yükseltmekte beis görmemekte, emperyalizmin ipiyle kuyunun dibine inmektedirler. Halkların birliğini ve dayanışmasını, barışı ve kardeşliği, işbirlikçi egemen güçler değil, işçi sınıfı, şehir ve köy emekçileri sağlayacaktır.
1920 ruhuna sahip çıkan bizler, Cumhuriyetin kazanımlarına yönelik her saldırının karşısında dimdik duracağız.
Emperyalizme geçit yok!
Yıl boyunca, küresel düzeyde Siyonist işgalin Filistin'deki soykırım girişimleri, Venezüella gibi bağımsız ülkelere yönelik ABD tehditleri ve Ortadoğu'daki saldırılar ana gündem oldu.
Amerikan emperyalizminin güdümü ve korumasıyla hareket eden Siyonist sömürgeci İsrail'in İran'a yönelik saldırısı, bölgede kaos yaratma, Filistin halkına uyguladığı soykırımı gölgeleme ve Antiemperyalist antisiyonist güçleri zayıflatmak, ortadan kaldırmak amaçlıdır. İran ulusu bu saldırıya kahramanca direndi. Bu kritik durumda, emperyalist-sömürgeci barbarlığın vurucu gücü NATO'ya üyeliğin Türkiye'nin güvenliğini tehlikeye attığı görülmelidir. Türkiye halkı, barbarlara sürekli istihbarat akıtan Kürecik üssü ile saldırganların eli kolu ayağı olarak hizmet veren İncirlik üssüne daha da gecikmeden el konulmasını talep etmektedir. Barbarların "kayıtsız şartsız teslim ol" ultimatomuna baş eğmeyen İran’la dayanışma geciktirilmemelidir.
ABD-NATO eksenli bu saldırılar Irak’ın, Suriye’nin, İran’ın, Rusya’nın bütünlüğünün ve bağımsızlığının; ülkemizin bütünlüğü ve bağımsızlığı için hayati önem taşıdığını gösterdi.
Emperyalizmin ve onun yerli işbirlikçisi büyük sermayenin yarattığı yıkım ve sömürü düzeni, kendiliğinden son bulmayacaktır. Tek çıkış yolu, yurtseverlik bilinciyle hareket ederek tam bağımsızlık mücadelesini, Vatan Cumhuriyet Emek ekseninde büyütmektir.
Sömürü düzenini ayakta tutan zalimler ve zorbalar, küresel çapta adaletsizliğin ve yıkımın sürmesi için tüm araçlarını kullanmaktan çekinmeyeceklerdir. Bu uluslararası yıkım hareketini durduracak tek kuvvet, dünya genelinde emperyalizme karşı direnen halkların sarsılmaz iradesi ve dayanışması; ülkemizde ise işçilerin, şehir ve köy emekçilerin, kadınların ve gençlerin birleşik mücadelesidir!
Dünya genelinde ve ülkemizde bir kez daha bütün açıklığıyla görüyoruz ki, zalimler biz durdurmazsak durmayacaklar. O zaman bütün demokratik güçler olarak gereğini yapmak görevimizdir. Bütün vatandaşlarımızı vatan Cumhuriyet Emek mücadelesini büyütmeye, Toplumcu Kurtuluş Partisine üye olmaya gücümüze güç katmaya çağırıyoruz.
1920 TKP İstanbul İl Örgütü