Gazi kıyımında öldürülen canlar anıldı

Haberler
13 Mart 2013

Tansu Çiller başkanlığındaki DYP-SHP (SHP'nin CHP'ye katılmasıyla 18 Şubat 1995'ten itibaren CHP) koalisyon hükümeti döneminde, 12-15 Mart 1995'te, İstanbul'da Gazi mahallesinde öldürülen 17, Mustafa Kemal (1 Mayıs) mahallesinde öldürülen 5 canımız, dün (12 Mart 2013) Gazi mahallesinde binlerce kişinin katıldığı yürüyüşle anıldı.

Ortam
Devrimci ve ilerici Alevilere karşı gerçekleştirilen Gazi kıyımı, yine aynı hükümet döneminde 2 Temmuz 1993'te gerici-faşist güçler tarafından Sivas Madımak'ta yapılan katliamın devamı niteliğindeydi.

Yargısız infazlar, kıyımlar, Kürt köylerinin boşaltılması, DEP milletvekillerinin hapse atılması ve inanılmaz boyutlardaki vurgunlarla nitelenen Tansu Çiller hükümeti tam bir savaş hükümetiydi. Hükümette temel kararlar milliyetçi-mukaddesatçı sağcı iç kabine ile ordu, emniyet ve istihbarat üst yönetimi tarafından alınıyor ve uygulanıyor, SHP'li (sonradan CHP'li) bakanlar, ilerici halk kesimlerini şaşırtmak, onları muhalefetten alıkoymak, gerici-faşist uygulamaları perdelemek için vitrin süsü olarak kullanılıyordu.

Amaç
Gazi kıyımı, emperyalizme bağımlı kapitalist düzeni sürdürmek için solun kolunu kanadını kırmak, mezhep kavgasını kışkırtmak, Alevi toplumunu sesini çıkaramayacak ölçüde ezmek amacını taşıyordu. Bu kıyım, siyasal iktidarı, laikliğe bütünüyle son vermeye niyetli tam boy dinci gericiliğe teslim etmekle sonuçlanan planlı kanlı eylemler zincirinin bir halkasıydı.

Kıyımın gelişimi
Gazi kıyımı, 12 Mart 1995 akşamı Gazi mahallesinde dört kahvehane ve bir pastanenin, bir taksiden otomatik silahlarla açılan ateşle taranmasıyla başladı. Taksinin kimliği belirsiz kişilerce gasbedildiği ve sürücüsünün öldürüldüğü sonradan anlaşıldı. Bu kontrgerilla eyleminde bir kişi öldü, onlarca kişi yaralandı. Saldırıyı protesto etmek için toplanan ve polis karakoluna doğru yürüyüşe geçen mahalle halkına polis ateş açtı.

Hem saldırı, hem de polisin saldırganların peşine düşecek yerde saldırıya uğrayan halka ateş açması, ertesi gün (13 Mart) daha kitlesel bir gösteriyle protesto edildi. Polis yine ateş açtı ve 15 kişiyi öldürdü.

14 Mart'ta yeni protestoları engellemek için mahalleye askeri birlikler sevkedildi ve sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Gazi mahallesindeki soğukkanlı kıyım, 15 Mart'ta Ümraniye Mustafa Kemal (1 Mayıs) mahallesinde kıyımı protesto eden halktan beş kişinin daha öldürülmesiyle tamamlandı. Böylece Gazi kıyımında toplam olarak 22 kişi öldürüldü, yüzlerce kişi yaralandı.

Hesap sorulacak
3 Kasım 1996'da patlayan Susurluk skandalı sonrasında ortaya saçılan gerçekler, Gazi kıyımının sorumlularını açığa çıkardıysa da, bu insanlık suçunu planlayan ve işleyen canilerden hâlâ hesap sorulmadı. 12 Eylül 1980 darbesinin ve sonrasının kanlı mirasını üstlenen AKP, Gazi kıyımının da sorumluluğunu taşıyor. Halkımız er geç Gazi kıyımının hesabını soracak.