Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da yeni dengeler

29 Temmuz 2013
Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da yeni dengeler

Emperyalist-siyonist blok Ortadoğu ve Kuzey Afrika halklarına laiklik düşmanı gerici-faşist politik İslam hareketini seferber ederek deli gömleği giydirmişti. Ne var ki, bölge halkları bu deli gömleğini paramparça ediyor.

Amerika, Avrupa Birliği ve İsrail'in, NATO güdümünde ve Katar, Türkiye, Suudi Arabistan egemenlerinin koordinasyonu altında İhvan (Müslüman Kardeşler) örgütü, El Kaide ve uzantıları, diğer Vahabi-Selefi gruplar aracılığıyla yürüttüğü Büyük Ortadoğu Projesi bir kez daha çöktü.

Bölge halkları emperyalizmin ve siyonizmin deli gömleğinden kurtulmak için yine ağır bedeller ödediler. Hiç kuşkusuz, emperyalizm ve işbirlikçileri karşıdevrimci projelerinden vazgeçmeyeceklerdir. Ancak, projede ciddi revizyonlar yapmak zorunda kalacakları besbellidir.

Suriye
Suriye halkı, iki buçuk yıldır emperyalizmin kiralık dinci çeteler eliyle yürüttüğü sömürgeci istilaya kahramanca karşı koydu. Suriye ordusu, ülkenin batısını ve güneyini işgalcilerden temizledikten sonra kuzeye ve doğuya yöneliyor. AKP'nin beslediği, eğittiği ve silahlandırdığı El Kaideci çetelerin Kürt kasabalarına yönelik saldırısı, PYD'nin yönettiği halkın direnişi sonucu bozguna uğradı.

Türkiye
Türkiye halkı, 31 Mayıs 2013'te ayağa kalkarak AKP'nin gericilik, vurgunculuk ve savaş rejimini reddettiğini ortaya koydu. Taksim'de başlayıp bütün ülkeye yayılan Mayıs-Haziran Direnişi, bölgede Amerikancı politik İslam'a karşı ilk kitlesel başkaldırı olarak tarihe geçti.

Mısır
Mısır halkı, ekmek, özgürlük, sosyal adalet ve ulusal bağımsızlık talebiyle gerçekleştirdiği 25 Ocak 2011 Devrimi'ni gasbeden askerî yönetimin bir yıl önce iktidara getirdiği İhvan diktatörlüğünü 30 Haziran 2013 ayaklanmasıyla ıskartaya çıkardı. Mısır emekçi halk kitleleri, bütün ulusal demokratik güçler bölgede politik İslamcı bir diktatörlüğü deviren ilk devrimci halk oldular.

Devrimci halkın iradesine uymak zorunda kalan ordunun 3 Temmuz'da görevden aldığı İhvan, gerici bir iç savaş çıkararak emperyalizmin istilasını sağlamak stratejisiyle hareket ediyor.

Ne var ki, ilerici devrimci güçlerin ve ordunun çağrısıyla 26 Temmuz Cuma günü İhvan terörizmine karşı meydanları dolduran 35 milyon protestocu, bu stratejiyi çökertti. İhvan'ın aynı gün sokaklara sürebildiği taraftarları sadece on binlerde kaldı.

Kışkırttığı silahlı taraftarlarını işçi sınıfı mahallelerine ve üniversitelere saldırtan zalim İhvan, çatışmalarda verdiği kayıpları mazlumluk taslamak için kullanıyor. Uluslararası kapitalist medyanın sistemli desteğiyle kendisini “askerî darbeye karşı demokrasiyi savunan meşru güç”olarak pazarlıyor; ABD ve AB'nin bu bahaneyle kendisine sahip çıkmasını sağlamaya çalışıyor.

Tunus
Tunus'ta da 14 Ocak 2011 Devrimi'ni gasbeden İhvan'ın Tunus kolu El Nahda Partisi, Suriye, Türkiye ve Mısır'daki gelişmelerden ürkerek sol ve laik güçlere karşı terörü arttırdı. 25 Temmuz 2013'te Halk Hareketi Partisi'nin lideri Muhammed Brahimi motorsikletli iki teröristin düzenlediği suikastle öldürüldü. Bu cinayet, 6 Şubat 2013'te Demokrat Yurtseverler Partisi'nin lideri Şükrü Beleyid'e düzenlenen suikastın bir benzeriydi.

Tunus'ta sol ve laik muhalefetin önderlerini ortadan kaldırarak halkı sindirmeye çalışan politik İslamcı diktatörlük, suikastı protesto eden işçi sendikalarının düzenlediği genel grevle sarsıldı. Halkın El Nahda'ya muhalefeti şiddetleniyor.

Libya
İhvan'ın Libya kolu, Libya'da bağımsız ve ilerici yurtsever yönetime karşı NATO'nun yürüttüğü sömürgeci savaşta Muammer Kaddafi'nin 20 Ekim 2011'de öldürülmesinden sonra, Ulusal Güçler İttifakı adlı hainler topluluğuyla birlikte iktidara oturtulmuştu. Laik, ilerici ve yurtsever güçlere karşı uygulanan inanılmaz vahşete rağmen Libya halkının muhalefeti bir türlü bastırılamadı.

Mısır'da İhvan'ın devrilmesinden paniğe kapılan Libya İhvancıları, siyasi suikastlere hız verdiler. 26 Temmuz Cuma günü Bingazi'de Abdüselam Mesmari adlı laik bir avukatın öldürülmesinin ardından Trablus'ta ve Bingazi'de meydanlara çıkan halk, Müslüman Kardeşler'in binalarını, Müslüman Kardeşler'in siyasal kanadı Adalet ve İnşaat Partisi ile Ulusal Güçler İttifakı'nın merkezlerini bastı. İhvan karşıtı gösteriler devam ediyor.

Gerici koalisyon çatladı
Suriye, Türkiye, Mısır, Tunus ve Libya'da meydana gelen, emperyalizme ve gerici-faşist suç ortaklarına karşı demokratik, ulusal ve sosyal bir içerik taşıyan bu gelişmeler, emperyalizmin taşeronluğunu üstlenen Katar, Türkiye ve Suudi Arabistan koordinasyonunu da çatlattı. Mısır'da İhvan'ın devrilmesini AKP şiddetle kınarken, Arabistan destekledi. Katar'ın yeni emiri hoşnutsuz biçimde de olsa yeni Mısır yönetimini tanıdı.

Bölgesel yayılmacılık ihtiraslarını ağırlıklı olarak İhvan'a ve El Kaideci güçlere yatırım yaparak gerçekleştirmeye çalışan Katar ve Türkiye egemenleri güç kaybetti. Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri ile ittifak kuran Arabistan öne çıktı.

İhvan'ın Filistin kolu Hamas, emperyalizmin ve üç taşeronunun verdiği parlak sözlere kanarak ve Mısır İhvan'ının iktidara gelmesinin uyandırdığı boş hayallere kapılarak saf değiştirmiş, kendisine yıllarca kucak açan antiemperyalist ve antisiyonist Suriye halkına ihanet etmişti. Şimdi iyice zor duruma düştü.

Yeni plan
İhvan'ın ve gerici-faşist politik İslam'ın bölge çapında güç kaybetmesi, emperyalist-siyonist blokun ve yerli işbirlikçilerinin planlarında bir değişikliği zorunlu kılıyor. Vahşi sömürülerini ve uğursuz egemenliklerini sürdürmek için, şu anda yeni strateji ve taktikler geliştirmeye, zarar ziyan hesabından sonra ellerindeki kuvvetleri yeni bir dizilişle tahkim etmeye, ara güçleri kazanmaya, muhalif halk cephesini bölüp parçalamaya çalışıyorlar.

Somut gelişmeler
Bölge halklarının bir kez daha çökerttiği Büyük Ortadoğu Projesi'ni ayakta tutma planının uygulamaya konulan yeni strateji ve taktikleri arasında yer alan adımları kısaca şöyle somutlayabiliriz:

1. ABD ve Avrupa Birliği'nin Mısır liberal partileri ile ordu üst yönetimini İhvan'la uzlaşmaya zorlaması ve 30 Haziran Cephesi'ni bölmeye çalışması.

2. Suudi Arabistan, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin yeni Mısır yönetimini ekonomik destekle yedeğe alma manevrası.

3. ABD'nin Filistin Yönetimi ile İsrail arasında yeni görüşmeler başlatma girişimi.

4. AKP'nin Kürt ulusal hareketini “barışçı çözüm” vaadi ve “Büyük İslamcı Türkiye'nin himayesindeki Kürdistan” fantezisiyle kazanmaya çalışırken, 31 Mayıs'ta gericiliğe, vurgunculuğa ve savaşa karşı ayağa kalkan Türkiye halkının yarattığı Mayıs-Haziran Direnişi'ni vahşice bastırma çabası sırasında can havliyle bir adım daha atması ve Kürt ulusal hareketini yedeğine alması.

5. Yine AKP'nin, El Kaidecilerin saldırısını püskürten PYD lideri Salih Müslim'i İstanbul'a davet etmesi ve bu partiyi de Suriye halkına karşı gerici-faşist istilanın bir parçası hâline getirmeye çalışması.

6. ABD'nin ve İsrail'in dört ülkedeki Kürt hareketlerini Amerikan işbirlikçisi Barzani'nin kontrolü altında tutma gayreti.

7. Avrupa Birliği'nin Lübnan Hizbullah'ının “askerî kanadı”nı terörist örgütler listesine alması.

8. ABD ve AB'nin çeşitli rüşvet vaatleriyle Rusya, İran ve Çin'i Suriye konusunda emperyalizme uygun bir çözüm için geri adım atmaya zorlaması.

Ulusal ve demokratik güçlerin birleşik cephesi
Suriye, Türkiye, Mısır, Tunus ve Libya halklarının devrimci enerjisi bölgenin siyasal güç dengelerini değiştirdi. Emperyalizm ve işbirlikçileri yeni dengelere uygun bir oyun planı kurmaya çalışıyor. Bölge halkları, onları temsil eden bütün devrimci demokrat ve ilerici yurtsever güçler uyanıklığı elden bırakmamak zorunda. Emperyalist savaş blokunun sinsi oyunlarını boşa çıkaracak uygun karşılıkları elbirliğiyle bulmalıyız. Bağımsızlık, demokrasi, laiklik, sosyal adalet, özgürlük, eşitlik için; “bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” yaşamak için emperyalizme, gericiliğe ve vurgunculuğa karşı birlikte mücadeleden başka yol yok.