Psikolojik savaşa teslim olmayalım

Haberler
17 Ocak 2013

Kürt halkının üç temsilcisi Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez'e Paris'te suikast düzenleyenlerin, tetikçiler kim olursa olsun, emperyalistler ve işbirlikçileri olduğu ortada. Ne var ki, yatık medyada kiralık kalemşorların suikastı inanılmaz bir demagojiyle Suriye ve İran'a yükleme çabaları yoğunlaştı.

Yeniden sömürgeleştirme seferi
Oysa, dünya dolar milyarderleri şebekesinin bütün dünyayı yeniden sömürgeleştirme seferine çıktığını bilmeyen kalmadı. Bu şebekenin çıkarlarını emperyalist savaş bloku temsil ediyor. ABD, AB, Japonya ve her ülkedeki uzantıları bütün dünyayı adım adım savaşa sürüklüyor.

Bu bağlamda, emperyalist efendiler, NATO, İsrail, Arabistan, Katar ve AKP, Ortadoğu'nun bütününü devrimin, sosyalizmin, bağımsızlığın, demokrasinin ve laikliğin en küçük izinden bile arındırmaya çalışıyor. Emperyalist blok, Kürt ulusal hareketini de aynı değerlerden büsbütün arındırmak, sömürücü efendilerin ağız tadına uygun bir pelteye çevirmek istiyor. Onu yeniden sömürgeleştirme seferine eklemlemek için türlü yolları deniyor.

Büyük gaflet
Böyle bir ortamda Ahmet Türk gibi deneyimli bir politikacının, kiralık kalemşorların güdümlü yayınlarını desteklemesi, suikastı İran'a ve Suriye'ye yüklemesi büyük bir gaflet örneği oluşturuyor.

Habertürk'ten Saliha Çolak'ın dün (16 Ocak 2013) verdiği habere göre, TBMM kulisinde gazetecilerle sohbet eden Ahmet Türk şunları söyledi: “Bu kez ben devlet olduğunu düşünmüyorum. Türkiye'nin bölgede tek başına uluslararası güç olmasını istemeyen uluslararası güçler sözkonusu olabilir. Türkiye'nin Kürt sorununu çözmesi Türkiye'nin bölgede tek güç olmasını sağlar. Bu nedenle İran yapmış olabilir. Daha önce de oldu. Suriye istihbaratı İran istihbaratıyla beraber çalışır. Bu Suriye'nin de işine yarar. Bilgiye göre söylemiyorum, ama tahminim İran yaptı. Tabii burada İran istihbaratı yaptı derken, belki başka istihbarat adına yaptı, bunu da bilemeyiz. Ama sonuçta Fransa, sürekli takipte olan bu yerde bu olayı kimlerin yaptığını açığa kavuşturmak zorunda.”

Hedef saptırma
Suriye NATO'nun güdümündeki dinci terör çeteleri eliyle yürütülen emperyalist kontrgerilla işgaline karşı varlığını korumak için direniyor. İran füze kuşatması, ambargo ve ablukayla emperyalist blokun hedef tahtasında. Emperyalizmin ağır saldırısı altındaki güçleri, tutarlı bir bakış açısına ve somut olgulara dayanmadan suçlamak, hedef saptırmaktır. Sorumlu politikacıya düşen görev, yatık medyanın güdümlü yorumlarını “tahmin” olarak tekrarlamak değil, soğukkanlı bir durum değerlendirmesi yaparak emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı tavır almaktır.

Olgular
Fransa emperyalist savaş blokunun elebaşılarından biri. Suikast Fransa'nın başkenti Paris'te Fransız gizli servisinin sürekli gözlediği yasal bir kurumda yapıldı. ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Francis Ricciardone, daha üç ay önce, 16 Ekim 2012 tarihinde, TV kanallarının Ankara temsilcileriyle yaptığı toplantıda, PKK yöneticilerine karşı AKP hükümetine “Bin Ladin'i öldürmekte başarılı olan TTP (Tactics, Techniques and Procedures) talimatnamesini, yani Taktikler, Teknikler, İşlemler talimatnamesini paylaşma önerisi” yaptıklarını açık açık söyledi. Erdoğan, sayısız kez, “Terörist elebaşıları yabancı ülkelerdeki inlerinde bile vuracağız” dedi. ABD'yi, AB'yi, NATO'yu, kontrgerillayı, NATO ortakları arasındaki istihbarat ve harekât işbirliğini, yerli egemenleri dikkate almayan bir yorumdan hayır gelir mi?

Resmin bütünündeki sistemli olgulara gözünü kapatıp, bilgiye dayanmayan güdümlü tahminlerde bulunmak halkına karşı sorumlu olması gereken hiçbir politikacıya yakışmaz. Psikolojik savaşa teslim olanlar, yolunu kaybeder. Emperyalizmin kılavuzluğuyla kurtuluşa varılmaz. Kürt halkının özgürlüğü ve eşitliği, Türkiye ve bölge halklarının birliği ve dirliği, ülke, bölge ve dünya barışı adına herkesi sorumluluğa davet ediyoruz.