Nâzım Hikmet 115 yaşında

Haberler
15 Ocak 2017

Vatan, cumhuriyet ve emek mücadelesinin büyük şairi Nâzım Hikmet'i doğumunun 115. yıldönümünde sevgi ve saygıyla anıyoruz.

15 Ocak 1902’de doğan Nâzım Hikmet’i fiziksel olarak 3 Haziran 1963’te yitirdik. Fakat o, paranın padişahlığına, gericiliğin karanlığına ve emperyalizmin zulmüne karşı güçlü sanatsal ve düşünsel varlığıyla aramızda yaşıyor.

Nâzım Hikmet, emperyalizm ve işbirlikçilerinin bütün dünyayı 1917 Ekim Devrimi öncesine, ülkemizi Tanzimat-Cumhuriyet öncesine döndürmek isteyen küresel karşıdevrim harekâtına karşı savaşıyor.

Nâzım Hikmet, Amerikan emperyalizminin dinci-mezhepçi ve etnik-şovenist terör çeteleri eliyle Irak, Suriye ve Türkiye’yi hedef tahtasına koyan silahlı saldırısına karşı mücadele ediyor. İşgallere, darbelere, katliamlara, suikastlara, kitleleri birbirine kırdırma provokasyonlarına karşı başkaldırıyor. Bölge halklarıyla omuz omuza yürüyor.

AKP-MHP yöneticileri emperyalizmin ağır politik, askerî ve ekonomik saldırısına karşı acilen birleşmesi gereken halkımızı başkanlık projesiyle paramparça etmeyi göze aldılar. Nâzım Hikmet, dinci-mezhepçi gericiliğin padişahlık dayatmasına dur diyor. Vatan, cumhuriyet ve emek bayrağını yükselten ulusal demokratik güçlerin sözcüsü olarak halkımıza zaferi müjdeliyor.

Nâzım Hikmet’i doğumunun 115. yılında “Şehitler” şiiriyle anıyoruz.  

ŞEHİTLER
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
             mezardan çıkmanın vaktidir!
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
             Sakarya'da, İnönü'nde, Afyon'dakiler
             Dumlupınar'dakiler de elbet
             ve de Aydın'da, Antep'te vurulup düşenler,
siz toprak altında ulu köklerimizsiniz
             yatarsınız al kanlar içinde.
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
             siz toprak altında derin uykudayken
                       düşmanı çağırdılar,
                                   satıldık, uyanın!
Biz toprak üstünde derin uykulardayız,
             kalkıp uyandırın bizi!
                             uyandırın bizi!
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
             mezardan çıkmanın vaktidir!
                                                            1959