Biz Cumhuriyetten vazgeçmeyiz! Başkanlığa hayır diyoruz!

Haberler
23 Mart 2017

İşgalci emperyalistlere karşı Milli Kurtuluş Savaşımızı yöneten Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23 Nisan 1920’de ilan ettiği gibi, “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir. Hiçbir kişiye bırakılamaz.”

Bu devirde padişahlık olmaz!

Biz Cumhuriyeti 29 Ekim 1923’te kurduk. Özgür ve eşit vatandaş olduk. Millet olarak kendi kendimizi yönetme hakkımız var. Özgürlükten, eşitlikten, kendi kendimizi yönetme hakkından vazgeçmeyiz.

Biz vatandaşız! Kula kulluk edene yazıklar olsun!
 

Aklımız var, fikrimiz var. Milletin ortak aklı meclisten, meclisin ortak aklı hükümetten, bakanlar kurulunun ortak aklı tek kişinin aklından üstündür. Millete hesap veren Meclis, Meclise hesap veren cumhurbaşkanı ve hükümet isteriz. Bakanlar kurulunun ve başbakanın ortadan kaldırılmasını kabul etmeyiz. Cumhurbaşkanının tek başına bütün hükümetin yerine geçmesine razı olmayız.
 

Tek kişilik hükümet olmaz!
 

İki yüz yıllık mücadeleyle kurduğumuz Cumhuriyetin bütün anayasalarında açıkça belirtildiği gibi, “Kanun yapma/Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.” Kararname çıkarma yoluyla kanun yapma ve Türkiye’yi keyfine göre yönetme yetkisi tek kişiye verilemez.
 

Tek kişi Meclisten üstün olamaz!
 

Cumhurbaşkanına istediği anda kimseye sormadan danışmadan bir kararnameyle işçilerin kıdem tazminatını ortadan kaldırma yetkisi verilemez. Aynı şekilde, cumhurbaşkanına istediği anda bir kararnameyle memurları kadrodan çıkarıp sözleşmeli personel yapma yetkisi verilemez.
 

Kıdem tazminatımızdan, memurluk kadro hakkımızdan vazgeçmeyiz!
 

Cumhurbaşkanına istediği anda bir kararnameyle ücretleri düşürme, maaşları azaltma, ikramiyeleri kaldırma, asgari ücreti azaltma, emeklilik yaşını yükseltme yetkisi verilemez. Biz işçiyiz, memuruz, emekçiyiz. Anamızın ak sütü gibi helal haklarımızı bir kişinin iki dudağına bırakmayız.
 

Biz bir kişinin kapıkulu değil, onurlu emekçileriz!
 

Cumhurbaşkanına tek başına olağanüstü hâl ilan etme yetkisi verilemez. Olağanüstü hâl düşünce, örgütlenme ve toplanma özgürlüğünün keyfi biçimde ortadan kaldırılması demektir. Partilerin, sendikaların, derneklerin hak aramasının yasaklanması demektir. Keyfi olarak işten, okuldan atılmak demektir.
 

Özgürlük onurumuzdur. Özgürlüğümüzden vazgeçmeyiz!

 

Cumhuriyetimizin bütün anayasalarında açıkça belirtildiği gibi, “Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.” Partili cumhurbaşkanına Hâkimler ve Savcılar Kurulunu, Anayasa Mahkemesini, Yargıtayı, Danıştayı, bölge mahkemelerini, ilk derece mahkemelerini doğrudan ve partisi aracılığıyla belirleme yetkisi verilemez. Tek kişiye bağlı mahkemenin kararı adalet olmaz. Adalet olmazsa vatan, cumhuriyet elden gider, emek öksüz kalır.
 

Hâkimler ve savcılar tek kişiye bağlanırsa artık adaletten hiç söz edilemez!
 

İnsan beşerdir, şaşar. Seksen milyonun kaderi tek kişinin aklına emanet edilemez. Emperyalist Amerika, Avrupa, İsrail, Fethullah Gülen darbecileri, terör örgütleri, her türlü yetkiyi elinde toplayan tek kişiyi daha önce de şahit olduğumuz gibi kolayca aldatır.
 

Kişi aldanır. Fakat vatana, cumhuriyete, emeğe sahip çıkan milletin ortak aklı aldanmaz!
 

Can ve mal güvenliği ortadan kalktı. Vurgunculuk, talan diz boyu. Ekonomi çöküyor. Çiftçi perişan. Esnaf iki yakasını bir araya getiremiyor. Gençlerimiz işsiz. Kadınlar ayırımcılığa uğruyor, cinayete kurban gidiyor. Eğitim akıl bilim ve çağdaşlıktan uzaklaştı. Bütün vatandaşları kaderde, sevinçte ve üzüntüde ortak yapacak milletçe büyük bir atılıma ihtiyacımız var. Kalkınma istiyoruz, refah istiyoruz, kardeşlik istiyoruz, başı dik yaşamak istiyoruz. Milletin derdini tasasını unutup bir kişinin keyfi için Cumhuriyetten ve demokrasiden vazgeçemeyiz.
 

Biz Cumhuriyetin eşit ve özgür vatandaşıyız. Başımıza despot istemeyiz!
 

Başkanlık gelirse şu anda 4 yılda yapılan seçim hakkımız da elimizden gidecek. Çünkü seçim artık 5 yılda bir yapılacak. Zaten Meclisin ve bağımsız mahkemelerin denetiminden kurtulan başkanın 5 yıl boyunca her yaptığını sineye çekmek zorunda kalacağız.

Biz kadın erkek, genç yaşlı, her görüşten, her inançtan, her kökten bütün vatandaşlar 16 Nisan’da sandığa gidip başkanlığa hayır diyeceğiz.

Vatan, Cumhuriyet, Emek için Hayır!
Adalet, Huzur, Ağız Tadı için Hayır!
Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik için Hayır!

 

Bildirinin PDF halini indirmek için tıklayınız.