Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu ve Bakanlar Kurulu toplantısından sonra 21 Temmuz 2016 Perşembe gününün (bugün) ilk dakikasından başlamak üzere bütün yurtta 3 ay süreyle olağanüstü hâl ilan edildi.
Parlamento olağanüstü hâl ilanını kabul etmemeli, geri çevirmelidir.
İşçi sınıfı, şehir ve köy emekçileri, bütün Türkiye halkı hiçbir koşulda temel hak ve özgürlüklerinden vazgeçmeyecektir.

12 Eylül 1980 darbesinin tersine Amerikan çocukları bu kez başaramadı. Fethullah Gülen örgütü eliyle düzenlenen 15 Temmuz 2016 kaos darbesi yenilgiye uğradı. Emperyalizm ve uzantıları orduyu topluca halkın üzerine sürmeyi beceremedi. Kendilerine Yurtta Sulh Konseyi adını veren darbeciler, ordunun büyük kesiminin, emniyetin ve halkın direnmesiyle etkisiz duruma getirildi.
 

15 Temmuz 2016 gecesi ordu içinden bir grubun başlattığı Amerikancı-NATO’cu kaos darbesi girişimi sürüyor. Yönetime el koyduğunu açıklayan Yurtta Sulh Konseyi’nin Fethullahçı eğilimde olduğu anlaşılıyor.
Vatan, cumhuriyet, emek tehlikededir. Elbirliğiyle koruyacağız.

23 yıl önce, Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'ni kuşatan gerici-faşist çeteler devrimci ve ilerici insanlarımızı yakmışlardı. 2 Temmuz 1993’te  yapılan bu kontrgerilla katliamında şehit edilen 35 canımızın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.

Dinci çete eliyle düzenlenen Amerikan-NATO güdümlü bu kontrgerilla katliamı Türkiye’nin 24 Kasım 2015’te Rusya uçağını düşürerek attığı intihar adımından nihayet geri dönmeye karar verdiği günlerde yapıldı.
Biz kontrgerilla katliamlarına baş eğmeyiz. Vatan, cumhuriyet, emek hedefinde birleşerek emperyalizmin ve uzantılarının kanlı oyununu bozacağız.

Vezneciler katliamında öldürülen iki polisin 8 Haziran 2016 günü İstanbul Fatih Camisi’nde yapılan cenaze töreninde dört kişilik saldırgan bir grup önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çelengini parçaladı, ardından onu yuhaladı ve içlerinden biri törenin bitiminde Kılıçdaroğlu’nun önüne kurşun mermisi fırlattı.

Emperyalizmin terör çeteleri eliyle Türkiye halkına yönelttiği silahlı saldırı sürüyor.

Türkiye halkı emperyalizmin silahlı saldırısını mutlaka alt edecektir. Eş zamanlı olarak aynı saldırı altında olan Suriye ve Irak halklarıyla birlikte sabırla direnecek; toprak bütünlüğünü, bağımsızlığını, egemenliğini savunacak; etnik köken, dil ve inanç ayrımı olmadan birliğini koruyacaktır.

Hep beraber göreceğiz: Türkiye halkı vatana, cumhuriyete ve emeğe düşman örgütlerin, onları vurucu güç olarak kullanan emperyalizmin kanlı planlarını boşa çıkarmayı bilecektir.

 

19 Mayıs 2007’de yitirdiğimiz Süleyman Üstün’ü aramızdan ayrılışının dokuzuncu yılında, 19 Mayıs 2016 Perşembe günü Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki kabri başında andık.

Konuşmalarda vatan, cumhuriyet ve emek düşmanı emperyalizm  ve işbirlikçilerine karşı birleşmenin önemi vurgulandı. AKP iktidarının işçi sınıfına, şehir ve köy emekçilerine, Türkiye halkının bütününe, komşu halklara düşman olduğu belirtildi. Süleyman Üstün’ün mücadelesini örnek alarak gericilerin padişahlık, halifelik, başkanlık rüyasını yarıda keseceğimiz, Türkiye halkına yeni bir Sevr dayatan Amerikancı-NATO’cu karşıdevrimi boşa çıkaracağımız bir kez daha ilan edildi.

Türkiye işçi sınıfı ve dostları, işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs’ı ülke çapında kutladı.

1 Mayıs 2016, emperyalizmin en kalleşçe saldırı yöntemini de adım adım etkisizleştirmenin yolunu açmıştır.

Sosyalist devrimci çizgimizi işçi sınıfının, emekçi kitlelerin diline çevirmeyi; onların kaygılarını anlamayı ve gidermeyi; onların özlemlerini karşılamayı; emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı sınıfın, kitlelerin gücünü harekete geçirmeyi mutlaka başaracağız. Daha çok çalışacağız, daha çok örgütleneceğiz. 1 Mayıs 2016 yürüyüş, miting, etkinlik ve eylemlerinden çıkaracağımız ders budur.

1 Mayıs ekmeğini alnının teriyle kazanan herkesin bayramıdır. İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür.
 
1 Mayıs hepimize kutlu olsun.
 
Biz emekçiyiz. Özümüz bir, sözümüz bir.
 
Haydi 1 Mayıs 2016 için meydanlara!

28 Ekim 2012
 

AKP’nin sadece işçi sınıfının ve emekçi halk kitlelerinin sınıfsal bayramlarına değil, bütün halkın ulusal bayramlarına da ölesiye düşman tavrını açıkça ortaya koyduğu 2012 yılında yaptığımız değerlendirmeyi, bugüne nasıl geldiğimizi daha iyi anlamak amacıyla okurlarımıza sunuyoruz.

 

AKP “egemenlik Allahındır” ilkesine, daha doğrusu, “egemenlik, halkı Allah adına yöneten sultan-halifeye, hanedana, din adamları zümresine aittir” iddiasına dayanan modern öncesi ve modern düşmanı dinci-ümmetçi anlayışına uygun olarak yine 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve  Çocuk Bayramı’nın kutlanmasını yasakladı. Aynı şekilde, işçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs’ın İstanbul’da Taksim’de, Ankara’da Kızılay ve Sıhhiye’de kutlanmasına engel olacağını ilan etti.

Sayfalar