Önümüzdeki dönemin ülke ve bölgede pek çok yeni krize gebe olduğu düşünüldüğünde, 16 Mart’ı anmak kadar yeni 16 Martların, Halepçelerin, Sivasların, Uluderelerin (Roboski) önüne geçmek de hayati bir önem taşıyor.

1993 yılında Amerikancı-liberal Tansu Çiller iktidarında Sivas Katliamını organize etme cesaretini bulanları 2012’de Amerikancı-gerici Tayyip Erdoğan iktidarı ceza almaktan kurtarmıştır.

İnsanlığa karşı suçlarda zaman aşımı olmaz. İnsanları siyasal-felsefi görüşleri, inançları nedeniyle yakanlar, zaman aşımından yararlanamazlar.

Yunanistan işçilerinin ülkelerinin emperyalist finans baronlarınca işgal edilmesine karşı yürüttükleri saygın mücadele bir yılı aştı. Yunan emekçileri, var gücüyle emperyalistleri kovmaya çalışıyor. Her gün eylem, her gün direniş, her gün işgal. Satılmış bir parlamento çoğunluğuna, sosyal demokratlardan en sağcı milletvekillerine kadar bir araya gelmiş bir koalisyona karşı yılmadan mücadele ediyor.

Geçtiğimiz hafta 1978 yılında Maraş'ta yaşananları andıran gelişmelerin görüldüğü Adıyaman'da, sindirilmeye çalışılan Alevilerin yalnız olmadıklarının gösterildiği mitingde, Alevi kurumlarının temsilcileri konuştu.

 

İktidarı Necmettin Erbakan liderliğindeki Refah Partisi ile Tansu Çiller yönetimindeki Doğru Yol Partisi'nin oluşturduğu “Refahyol koalisyonu”nun elinden alan ve 8 yıllık kesintisiz eğitimi gerçekleştiren 28 Şubat 1997 müdahalesinin üzerinden 15 yıl geçti.

Amerika'nın Avrupa Ordusu ve Yedinci Ordu Komutanı Korgeneral Mark Hertling, Malatya Kürecik'te kurulan füze kalkanı üssüne Amerikan askerlerinin yerleştirildiğini açıkladı.

AKP iktidarı milyonlarca çocuğu, genci ve onların ailelerini; yani, toplumun bütününü ilgilendiren genel eğitim sistemini kökten geriye götürecek bir adım için harekete geçti. Başta eğitim sendikaları olmak üzere toplumun hiçbir kesimiyle tartışılmadan bir oldubittiyle Meclis'e sevkedilen tasarı işçi sınıfının, emekçi halkların, kadınların, aydınların, çocukların ve gençlerin uzun soluklu mücadelesiyle yirminci yüzyıl boyunca elde ettiği bütün hakları geri alma amacını taşıyor.

Birkaç gün önce (18 Şubat 2012 Cumartesi) Türkiye Komünist Partisi’nin Genel Merkezine SİP yönetimince düzenlenen organize saldırıyı tüm ülke izledi. Olayın ardından bu grup tarafından yazılanlar en az yaptıkları bu korkakça fiziki saldırı kadar acz ve yalan doluydu. Bu gruba ait internet sitelerinde çıkan yazılar Türkiye sosyalist hareketi tarihine kara bir leke olarak geçti.

ÜLKENİN EN ESKİ PARTİSİ TKP, KÜLLERİNDEN TEKRAR DOĞDU

1920 yılından bugüne dek kesintisiz bir şekilde emekçilerin kurtuluşu için mücadeleye devam eden Türkiye Komünist Partisi (TKP), resmi kurumların bütün engellemelerine ve SİP yönetiminin AKP ile yaptığı açık işbirliğine rağmen, küllerinden tekrar doğmuş ve inşa sürecine girmiştir.

TKP adını çalarak dünya komünist hareketindeki hiçbir fırtınalı bölünmede bile görülmemiş bir siyasi hırsızlık yapan SİP yöneticileri, bir de utanmadan etikten söz ediyorlar. Şahabettin Bakırsan yoldaşımızdan aldıklarını iddia ettikleri bir imza ve Ali Eriş yoldaşımızdan aldıklarını iddia ettikleri bir açıklamayla tafra satıyorlar.

SİP yönetimi bugün (7 Şubat 2012 Salı) yaptığı ibretlik açıklamada, düzen kurumlarıyla çevirdiği kirli oyunu tevil yollu itiraf ederken, yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali TKP Kurucular Kurulu'na saldırıyor.
SİP yöneticileri, işi saflığa vurarak "Partimizin adını başkalarıyla paylaşmadığı için suçlanması anlaşılmaz bir durumdur" diyorlar.

Sayfalar