Antakya'da AKP'nin zulmüne karşı gösteri yaparken 3 Haziran 2013 akşamı baltacı siviller tarafından başına sopalarla vurularak öldürülen CHP Hatay Gençlik Kolları Yönetim Kurulu üyesi Abdullah Cömert'in ertesi gün yapılan cenazesine 50 bin kişi katıldı. Antakya halkı 22 yaşındaki Abdullah Cömert'e sahip çıktı ve AKP'nin kan dökmesini protesto etti.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ülkeyi saran halk ayaklanmasına ilişkin olarak şöyle dedi: “Ve şunu da açıklıkla söylemek istiyorum ki, iyi niyetli olarak verilen mesajların hepsi alınmıştır. Bunların muhakkak ki günü geldiğinde gereği de yapılacaktır.”
“Mesajı almak”, her şeyden önce polisi sokaktan çekmek, gösteri özgürlüğüne saygı göstermek, halkın iradesine uymaktır.

Türkiye'de milyonlarca insan AKP'nin gericilik, vurgun ve savaş politikasına karşı ayaklandı. Vahşi polis baskısına rağmen sokaklara ve alanlara çıkan halk kitleleri Amerikancı politik İslamcılığı reddediyor, laikliğe ve demokrasiye düşman bütün dayatmaların kaldırılmasını istiyor.

Türkiye'de milyonlarca emekçi, AKP'nin gericilik, vurgun ve savaş politikalarından hesap sormak için kahramanca ayağa kalktı. Kitleler AKP hükümetinin istifasını istiyor, bağımsızlık, demokrasi, laiklik, adalet, özgürlük, eşitlik bayrağını kaldırıyor.

Türkiye işçi sınıfının, bütün emekçilerin, ezilen halkların üç büyük sanatçısı Nâzım Hikmet, Orhan Kemal ve Ahmet Arif'i milyonlarca insanın Amerikan İslamcısı AKP'nin zulmüne karşı ülke çapında ayağa kalktığı bu görkemli günlerde saygı ve sevgiyle anıyoruz.

Erdoğan ve AKP, gerçeklik duygusunu yitirmiş durumda. İstanbul'da ve Türkiye'nin her yerinde halk iradesini bu kadar açık biçimde ortaya koyduğu hâlde, Ankara'da, İzmir'de, Adana'da ve Beşiktaş'ta AKP'nin polis birlikleri,

Türkiye halkı 1 Haziran 2013'te AKP'ye karşı zafer kazandı. AKP polis birliklerini Taksim Meydanı'ndan ve Gezi Parkı'ndan çekmek zorunda kaldı. Taksim Meydanı'nı ve Gezi Parkı'nı ister istemez halka teslim etti. Taksim Meydanı ve Gezi Parkı yüz binlerce direnişçinin eline geçti.

İstanbul halkı ayakta. Türkiye halkı ayakta. 31 Mayıs 2013 tarihî bir gündür. Halk AKP'nin kapitalist vurgun ve savaş politikasına “Artık yeter” diyor. Taksim Gezi Parkı'na yönelik vahşi hukuksuzluk, bardağı taşıran son damla oldu. Gaz bombaları, ses bombaları işçilerin, emekçilerin, sade yurttaşların güçlü tepkisini durduramıyor.
 

AKP zulmün her türünü deniyor ama halkın öfkesini aşamıyor. Onbinlerce insan gün boyu sürdürdüğü direnişi gece yarısına yaklaşırken yeni boyutlara yükseltiyor. AKP baltayı taşa vurdu.

Halk iradesini açıkça ortaya koyuyor. Halkın önünde durulmaz. AKP derhal Taksim Gezi Parkını halka teslim etmelidir. Kışla, alış veriş merkezi, rezidans projesi derhal iptal edilmelidir.

AKP İstanbul'u talan ediyor. Üçüncü Köprü dayatmasıyla şehrin orman ve su havzalarını; kışla, alışveriş merkezi, rezidans dayatmasıyla Taksim Gezi Parkı'nı; otel dayatmasıyla Beşiktaş Kadıköy iskelesini-sahil yolunu bir avuç yerli ve yabancı büyük şirket sahibinin kâr ve rant hırsına teslim ediyor.

Havacılık işkolunda grevin yasaklanmasına karşı yapılan eylemlerden itibaren havayolu emekçileri ile dayanışma içinde olan TKP 1920 grev alanında da işçilerle yan yanaydı.

Hayatı işçi sınıfının, ezilenlerin mücadelesine adanmış işçi sınıfının Süleyman'ı, Süleyman Üstün hocamız ölümünün 6. yıldönümünde ailesi, dostları, çalışma arkadaşları, TKP 1920'li yoldaşları, TÜM-İGD'li genç öğrencileri tarafından Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki mezarı başında anıldı.

Sayfalar