Lâmı cimi kalmadı; kapitalist patronlar devletin işçi sağlığı ve güvenliği konusundaki sorumluluklarını sistemli olarak ihmal etmesinden faydalanarak işçi sınıfına soykırım uyguluyor.

Bu sessizliğin kıdem tazminatı konusunda da devam etmesi durumunda nelerin yaşanacağını görmek için kâhin olmaya gerek yok.

 

 

 

Yasal parti, dernek, vakıf kurmanın belli mecburiyetleri var. Partilerin Ankara’da genel merkezleri için bir yer tutması da böyle bir mecburiyettir.

 

 

Partimizin emektar yoldaşlarından biri olan ve uzun süredir akciğerlerindeki sorun nedeniyle evinden çıkması yasak olan Ali Eriş, gıyabında çıkan haberlerden duyduğu üzüntüyü ve bazı çevrelerce sorumsuzca yapılan yayınları düzeltmek için 5 Mart 2012 Pazartesi günü parti büromuza gelmiş ve yaşadıklarını anlatmıştır. Ali Eriş yoldaşımızın söyleyip, yazdıklarını da ayrı bir yorum eklemeksizin yayınlamayı görev biliyoruz

Gözaltındaki ve tutuklu çocuklara yapılan kötü muamele, baskı, saldırı, tehdit ve sindirme girişimleri Mersin demokrasi güçleri tarafından Pozantı Çocuk Tutukevi önünde bir basın açıklaması ile protesto edildi.

 

28 Şubat 1997 müdahalesinin 15. yılında, Türkiye Komünist Partili kadroların o sıradaki değerlendirme ve yaklaşımlarını özetleyen 10 Eylül 1997 tarihinde yayınlanmış bir yazıyı bütün okurlarımıza yeniden sunuyoruz.

***

Vatandaşların sosyal ve ekonomik haklarıyla ilgili yüzbinlerce davanın yıllarca tozlu raflarda beklediği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı söz konusu anti-komünizm olunca jet hızıyla çalışmaya başladı. Tüzük değişikliğinden sadece bir hafta sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TKP'ye bir cevap yazısı tebliğ etti.

 

Bilindiği gibi, 4 Şubat 2012'de BM Güvenlik Konseyi'nde Suriye'ye işgal gücü gönderilmesinin yolunu açacak karar tasarısı Rusya ve Çin'in vetosuyla kabul edilmemişti. ABD, İngiltere ve Fransa'nın dikte ettiği tasarıyı, bu üç ülkenin yanı sıra, Güvenlik Konseyi'nin geçici üyeleri Almanya, Portekiz, Fas, Guatemala, Kolombiya, Azerbaycan, Pakistan, Togo, Hindistan ve Güney Afrika da desteklemişti.

AKP iktidarı, ister işçi-emekçi-halk demokrasisi, ister burjuva demokrasisi olsun her demokratik sistemin temel kuralı olan halk vekillerinin dokunulmazlığı, seçilmişlerin üstünlüğü ilkesini, seçimin üzerinden dokuz ay geçtiği hâlde kabaca çiğnemeye devam ediyor. 9 seçilmiş milletvekili hâlâ KCK, Ergenekon ve Balyoz davalarından tutuklu olarak hapiste tutuluyor.

 

AKP, MİT kanununda değişiklik yaparak MİT'i Başbakan'ın izni olmadıkça Özel Yetkili Mahkeme (ÖYM) savcılarının ve yargıçlarının yetki alanından çıkardı.

Emperyalist savaş blokunun Suriye halkına ve ülkesine yönelik kanlı saldırısı sürüyor. ABD-AB emperyalizminin, bu iki gücün saldırı örgütü NATO'nun ve İsrail siyonizminin, Arap petrol kralları, şeyhleri ve AKP iktidarı eliyle silahlandırdığı gerici-faşist dinci grupların Suriye'deki kanlı ayaklanması derinleşiyor. Gerici faşist ayaklanma sömürgeci işgalin yolunu açmak için kullanılıyor.

Adana'nın Kozan ilçesinde Göksu ırmağı üzerinde kurulan Gökdere Köprü barajının tünelleri patladı; 10 işçi sele kapılarak kayboldu. Kayıp işçilerin ikisinin ölü bedenine ulaşıldı, diğer işçiler hâlen aranıyor.

Sayfalar